Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut sözleşme kapsamında promosyon olarak dağıtılacak kalemlerin üzerinde AB ve Avrupa Konseyi logosu bulunmak suretiyle üretilmesine karar verildiği, üretilen iki farklı kalemle ilgili toplam KDV dahil 13.688-TL ödeme bulunduklarını, ancak üretilen kalemlerin sözleşmeye uygun olarak üretilmediği, kalemler üzerinde bulunması gereken yazı ve logoların görülemeyecek derecede silik ve karışık olduğunu, bu nedenlerle ayıplı olan ürünlerle ilgili yapılan ödemenin davalıdan tahsiline ve davaya konu kalemlerin de davacı tarafa iadesine karar verilmesini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/768 KARAR NO: 2022/326 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/03/2019 NUMARASI: 2018/145 Esas, 2019/270 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 16/02/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut sözleşme kapsamında promosyon olarak dağıtılacak kalemlerin üzerinde AB ve Avrupa Konseyi logosu bulunmak suretiyle üretilmesine karar verildiği, üretilen iki farklı kalemle ilgili toplam KDV dahil 13.688-TL ödeme bulunduklarını, ancak üretilen kalemlerin sözleşmeye uygun olarak üretilmediği, kalemler üzerinde bulunması gereken yazı ve logoların görülemeyecek derecede silik ve karışık olduğunu, bu nedenlerle ayıplı olan ürünlerle ilgili yapılan ödemenin davalıdan tahsiline ve davaya konu kalemlerin de davacı tarafa iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, sözleşme gereğince kalemlerin üretilip davacı tarafa teslim edildiğini, ayıplı imalatın söz konusu olmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre davalı şirket tarafından davacı adına üretilen ürünlerin üzerinde yer alan görsellerin ve yazıların silik ve karışık olması nedeniyle ayıplı olarak üretildiği, ayıplı olan ürünlerin davalı tarafa iade edilmek suretiyle bedelinin talep edilebileceği, ancak taraflar arasındaki mail yazışmalarında görsellerin küçük kalacağı davacıya bildirildiği halde davacı tarafın bu konuda gerekli araştırma ve inceleme yapmaksızın üretime devam edilmesini istediği, bu bağlamda davacı tarafın basiretli iş adamı gibi hareket edip ürünlerin sözleşmeye aykırı şekilde üretilmesini engellemediği gerekçesiyle, birlikte ifa koşulu ile; davacının davasının kısmen kabulüne, 10.950,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 05/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 25/04/2017 tarihli faturada ayrıntısı belirtilen kalemlerden daha önce ayıp bildirimi için davalıya gönderilen ve delil olarak mahkemeye sunulan 4 adet kalem dışındaki tüm kalemlerin davacı tarafından davalı tarafa iadesine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, yapılan %20 indirimin yerinde olmadığını, logoların silik olması, karışık olması veya hiç görünmemesi karşısında küçük görünmelerinin bir önemi olmadığını, kararda logoların "silik ve karışık" olduğundan ayıplı kabul edildiklerini, son bilirkişi raporunun da aynı yönde olduğunu, önceki raporun ve sund...