DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/11/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine dayalı olarak icra takibi başlattığını, takibe konu bononun müvekkilinin ... Ltd. Şti.'nin şirket yetkilisi olduğu dönemde şirketi temsilen imzaladığı bono olduğunu, imzanın şahsi olarak atılmadığını, dolayısıyla müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, konuyla ilgili şikayette bulunduklarını, davalı tarafa ... isimli kişi tarafından senet bedelinin de ödendiğini, zaten ... Ltd. Şti.aleyhine takip de yapıldığını, davalının müvekkili aleyhindeki takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/519 Esas KARAR NO: 2021/1946 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/11/2018 NUMARASI: 2016/996 E., 2018/1162 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/11/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine dayalı olarak icra takibi başlattığını, takibe konu bononun müvekkilinin ... Ltd. Şti.'nin şirket yetkilisi olduğu dönemde şirketi temsilen imzaladığı bono olduğunu, imzanın şahsi olarak atılmadığını, dolayısıyla müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, konuyla ilgili şikayette bulunduklarını, davalı tarafa ... isimli kişi tarafından senet bedelinin de ödendiğini, zaten ... Ltd. Şti.aleyhine takip de yapıldığını, davalının müvekkili aleyhindeki takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının iş bu davayı haksız ve kötü niyetli olarak açtığını, senet üzerinde iki imza bulunduğunu, bu imzalardan birinin kaşe üzerinde, diğerinin de açığa atıldığını, açığa atılan imzanın aval hükmünde olduğunu, davacının imza itirazlarının İcra Hukuk Mahkemesi'nde reddedildiğini, davacı tarafından belirtilen suç duyurularının asılsız olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemesince toplanan delillere göre; "açılan davanın menfi tespit davası olduğu, davacının, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına dayanak yapılan bonodaki keşideci imzasının şirket kaşesi üzerine atıldığını, bu nedenle şahsi sorumluluğunun bulunmadığını iddia etmiş ise de senedin incelenmesinde keşideci imza bölümünde "... Ltd. Şti" şirket kaşesinin üzerinde ve ayrıca ikinci olarak açıkta davacının imzasının bulunduğu, açığa atılan imzanın aval imzası olarak kabul edilmesi gerektiği, aynı hususun İstanbul 11. İcra Hukuk mahkemesinin ilamında da belirtilmiş olduğu, davacının açığa attığı aval niteliğindeki imzası nedeniyle senetten dolayı şahsi sorumluluğunun bulunduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafında; ikinci imzanın aval olarak değerlendirilmesinin usule aykırı olduğunu, mahkemenin 11. İcra Hukuk Mahkemesi kararını gerekçe yapmış ise de, bu kararın bozulma ihtimalinin yüksek olduğunu, şikayet dosyalarının incelenmediğini, her iki imzanın da kaşe üzerinde olduğunu, ikinci imzanın aval olarak atılmadığını, Yargıtay HGK kararına göre her iki imzada kaşe üzerine atılmışsa avalden söz edilemeyeceğini, senette müvekkilinin adı ve soyadının yazmadığını, bu durumun senedin şirket adına düzenlendiğini ispatladığını, i...