Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda ; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu; davalı tarafından müvekkiline gönderilen 24/03/2015 tarihli cari hesap mutabakatı ile 21/03/2015 tarihi itibari ile müvekkiline olan borcun 352.175,56 TL olduğunu kabul ettiğini, davalının 30/04/2015 tarihli iade faturası düzenleyerek borçtan kurtulmaya çalıştığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/225 KARAR NO: 2021/1275 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/10/2020 NUMARASI: 2019/179 Esas, 2020/453 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 24/06/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda ; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu; davalı tarafından müvekkiline gönderilen 24/03/2015 tarihli cari hesap mutabakatı ile 21/03/2015 tarihi itibari ile müvekkiline olan borcun 352.175,56 TL olduğunu kabul ettiğini, davalının 30/04/2015 tarihli iade faturası düzenleyerek borçtan kurtulmaya çalıştığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında müvekkilince ihraç edilecek ürünlerin boyalı kumaşının temini konusunda anlaşma sağlandığını, buna göre sipariş edilen kumaşların cins, renk, haslık, çekmezlik ve dönme oranlarının yer aldığı sipariş formlarının 6 adet sıralı üretim programı olmak üzere davacıya gönderildiğini, sipariş formlarında istenilen kumaş özelliklerinin detaylı olarak bildirildiğini, buna rağmen üretim ve sipariş formlarına uyulmaksızın çekme oranları farklı, renk farkı bulunan ürün teslim edildiğini, programa uyulmadığını, iş akışının aksadığını, müvekkilinin müşterisine geç teslimde bulunduğunu, olumsuzluklar nedeni ile davacı temsilcisinin defalarca yazılı ve sözlü şekilde uyarılmasına rağmen sonuç alınamadığını, davacı tarafından sunulan hesap mutabakatının borç ikrarı niteliğinde olmadığını, BA-BS formlarını uygun düzenlemek ve tahakkuk ettirilecek verginin gerçeği yansıtması amacıyla düzenlendiğini, meydana gelen ayıplar nedeniyle zararlar hesaplanarak buna ilişkin 190.336,66 TL yansıtma faturası düzenlendiğini, tanıkların dinlenmesi halinde ayıpların varlığı, niteliği ve süresi içinde ayıp ihbarı yapıldığının açıklığa kavuşacağını belirterek, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, sevk irsaliyesi ile teslim edilen kumaştaki renk farklılıklarının ve esnemenin açık ayıp niteliğinde olduğu, ayıp ihbarının bulunmaması nedeni ile satılanın davalı tarafından kabul edildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından takip sonrası keşide edilen faturanın hukuki bir dayanağı bulunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının itirazının 190.336,66-TL asıl alacak üzerinden iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine...