Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, davacıların davalı tarafın yürüttüğü bina inşaatına ilişkin olarak, kaba sıva, kaba alçı, karışık saten, boya dış cephe iskele, montolama süve işlemlerinin yürütülmesi işini üstlendiklerini, bunun karşılığında metre başına ücret almaları konusunda anlaştıklarını, davacıların 2018 yılı Eylül ayında dava konusu inşaatta çalışmaya başladıklarını, davalılarca ödenmesi gereken ücretlerin ödenmediğini, alacakların birikmesi üzerine 2019 yılı şubat ayında işi yarıda bırakmak zorunda kaldıklarını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1843 KARAR NO: 2021/1968 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/02/2021 NUMARASI: 2019/1191 Esas, 2021/194 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 20/10/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, davacıların davalı tarafın yürüttüğü bina inşaatına ilişkin olarak, kaba sıva, kaba alçı, karışık saten, boya dış cephe iskele, montolama süve işlemlerinin yürütülmesi işini üstlendiklerini, bunun karşılığında metre başına ücret almaları konusunda anlaştıklarını, davacıların 2018 yılı Eylül ayında dava konusu inşaatta çalışmaya başladıklarını, davalılarca ödenmesi gereken ücretlerin ödenmediğini, alacakların birikmesi üzerine 2019 yılı şubat ayında işi yarıda bırakmak zorunda kaldıklarını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 10.000 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davalı ... yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davalı ...nın diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin yetkili müdürü olduğunu, şirketin yetkili müdürü olmasının şirketin borçlarından mesul olacağı anlamına gelmediğini, davacı ile davalılar arasında eser sözleşmesi ve akdi bir ilişkinin kurulmadığını, yazılı eser sözleşmesi bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacılardan ... ve ...'ın davalı şirketin SGK'lı çalışanları olduğunu, davalının dava konusu inşaatta çalıştıkları ve bunun karşılığında maaşlarının kendilerine ödendiğini, davacı ... ile davalıların hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davalıların haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, dava konusu inşaatta yapıldığı ileri sürülen işlerin halen tamamlanmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların tanımlandığı, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, SGK kayıtlarının tetkikinde davacılardan ... ve ...'ın davaya konu işlerin yapıldığı tarihlerde davalı şirketin SGK'lı çalışanları olduğu, davalı ...'nın 11/07/2019 tarihli savcılık beyanından davacılar ..., ... ve ...'ın taşeron olarak aldıkları işte inşaat işçisi olarak çalıştıkları, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğunu, davalılar ile dava dışı arsa...