Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 22/02/2010 tarihinde imzalanarak 22/01/2010 tarihinde yürürlük kazanan lojistik hizmet sözleşmesi uyarınca davalı şirketin müşterilerine yönelik taahhüdünün yerine getirilmesi için müvekkili şirketin taşıma ve lojistik hizmetleri konusunda taşeronluk görevini üstlendiğini, sözleşmenin 31/08/2010 tarihinde sona ermesi kararlaştırılmasına rağmen 10.maddesi uyarınca 1 yıl süre ile uzatıldığını, sözleşmenin başından beri araçların kilometre hesabı üzerinden ücret ödenmesi yöntemiyle çalışırken kriz döneminde kilometrelerin düşük olmasına rağmen müvekkili şirketin aynı şekilde hizmet vermeye devam ettiğini, üstelik davalının çok sayıdaki araç talebini dahi karşıladığını, bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1819 KARAR NO: 2022/323 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/03/2019 NUMARASI: 2011/524 Esas 2019/353 Karar DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/03/2022 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 22/02/2010 tarihinde imzalanarak 22/01/2010 tarihinde yürürlük kazanan lojistik hizmet sözleşmesi uyarınca davalı şirketin müşterilerine yönelik taahhüdünün yerine getirilmesi için müvekkili şirketin taşıma ve lojistik hizmetleri konusunda taşeronluk görevini üstlendiğini, sözleşmenin 31/08/2010 tarihinde sona ermesi kararlaştırılmasına rağmen 10.maddesi uyarınca 1 yıl süre ile uzatıldığını, sözleşmenin başından beri araçların kilometre hesabı üzerinden ücret ödenmesi yöntemiyle çalışırken kriz döneminde kilometrelerin düşük olmasına rağmen müvekkili şirketin aynı şekilde hizmet vermeye devam ettiğini, üstelik davalının çok sayıdaki araç talebini dahi karşıladığını, bu durum üzerine karşılıklı mutabakat üzerine 2011 yılı itibariyle kilometre yönteminden vazgeçilip sabit araç kirası ve yakıt gideri uygulamasına geçildiğini, ancak davalı şirketin bu durumu kötüye kullanarak önceden ortalama 90.000 kilometre için 20 ve iş durumuna göre 22 araç talep ederken, aynı kilometre için ocak ve şubat aylarında 14 araç talep ettiğini, bu durumda sözleşmeden beklenen faydanın elde edilememesi nedeniyle davalı taraftan kira bedellerinde artış talep edilmesine rağmen davalının cevap vermediğini, 14 araca 22 araçlık kilometre yaptırmaya devam ettiğini, davalı tarafça 15/05/2011 tarihine kadar olan kiralama bedellerinin ödendiğini, müvekkili şirket tarafından gönderilen 26/05/2011 tarihli fatura bedelini ödemeyerek iade ettiğini, davalının haziran, temmuz ve ağustos aylarına ait kira borçlarını da bu kapsamda ödemediğini, müvekkili şirketin davalıdan 359.000-TL araç kira bedeli alacağının bulunduğunu, davalının sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, feshin haksız ve kötü niyetli yapıldığını, davalının taahhütleri doğrultusunda inanca dayalı olarak 17 adet aracın gerçek değerinin üzerinde müvekkili şirket tarafından satın alındığını, bu durumun müvekkilinin yaklaşık 350.000-TL zarara uğramasına yol açtığını bildirmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 359.000-TL araç kiralama bedelinin faizi ile birlikte ve satın aldığı 17 araç sebebiyle uğramış olduğu zararla ilgili olarak şimdilik 1.000-TL zararın tazminine karar verilmesini Talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacı tarafın sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin feshine neden olduğunu, sözleşmenin yerine getirilmesi konusunda davacı tarafın meydana getireceği bir aksaklığın davalının büyük oranda zararına yol aç...