Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2020/915 · K. 2022/423
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2020/915 K. 2022/423

E. 2020/915K. 2022/42317 Mart 2022
tazminatbilirkişi raporuhaksız rekabetkazanç kaybıhak düşürücü süretazminat davasımaddi tazminatmanevi tazminatmarka hakkı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 27/03/2018 NUMARASI: 2016/215 E. - 2018/72 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/03/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 14.02.1990 tarihinde "..." ibareli markasını TPE' de tescil ettirdiğini ve bu marka ile tesettürlü mayo satıp, tanıtım ve reklamını yaptığını, bu sebeple söz konusu markayı haksız ve kötü niyetli olarak kullandığını, davalı şirketin sattığı bu numunelerden temin edip orjinal ürünleri ile karşılaştırdığında aşırı kalitesiz olduğunu tespit ettiklerini, davalı şirketin bu kalitesiz ürünü sanki "..." markasının ürünüymüş gibi satarak tüketiciler nezdindeki müvekkilinin itibarına zarar verdiğini,...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/915 KARAR NO: 2022/423 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 27/03/2018 NUMARASI: 2016/215 E. - 2018/72 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/03/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 14.02.1990 tarihinde "..." ibareli markasını TPE' de tescil ettirdiğini ve bu marka ile tesettürlü mayo satıp, tanıtım ve reklamını yaptığını, bu sebeple söz konusu markayı haksız ve kötü niyetli olarak kullandığını, davalı şirketin sattığı bu numunelerden temin edip orjinal ürünleri ile karşılaştırdığında aşırı kalitesiz olduğunu tespit ettiklerini, davalı şirketin bu kalitesiz ürünü sanki "..." markasının ürünüymüş gibi satarak tüketiciler nezdindeki müvekkilinin itibarına zarar verdiğini, tüketicilerin davacı şirkete ürünler hakkında şikayetlerin geldiğini, davalı şirketin bu haksız ve kötüniyetli fiilleri sonrasında davacı şirketin cirosunda %50'lik bir azalma görüldüğünü, davalının bu şekilde haksız kazanç sağladığını belirtilerek; davalının "..." markasını hukuka aykırı kullandığının tespiti ile tecavüzün önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100 TL kazanç kaybı tazminatı, 100 TL haksız kar kazancı ve 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin yüksek kalitede temel gıda ve tüketim malzemelerini mümkün olduğunca en düşük maliyetle üretip uygun fiyatla halka sunduğunu, birçok kendi markalı ürününün bulunduğunu, satımı ve tanıtımı yapılan tesettürlü mayonun da bu ürünlerden olduğu ve markasının "..." olmaması ve hatta ürün etiketinde "..." yazması dolayısıyla markanın haksız kullanılmasının söz konusu olmadığı, yalnızca ürün tanıtımında ... kelimesinin giysi türü olarak kullanıldığı ve amacının vasıf bildirmek olduğu, "..."nın bir giysi türü olduğu, sözlük anlamının " dini kurallar uyarınca erkeğin dizden bele kadar olan kısmını örten giysi" olması dolayısıyla sektörde herkes tarafından kullanılan vasıf bildirici bir kelime olduğu ve böyle tasviri bir kelimenin tek bir firmanın tekeline bırakılamayacağını, tazminat olarak hem kazanç kaybı hem de davalı şirketin elde ettiği kazancın birlikte istenemeyeceği, bunlardan birinin seçilmesi gerektiğini, davacı markasının tanınmış marka olmaması ve dava konusu markanın kötü ya da uygun olmayan şekilde kullanılması söz konusu olmadığı için itibar tazminatı şartlarının oluşmadığı ve talep edilen tazminatın fahiş miktarda olduğunu, davacı ticari defterlerinin incelenerek elde edilen gelirde düşme olmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar ver...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 198

Delillerin değerlendirilmesi

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 266

Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 282

Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 293

gelmek üzere “, kapsamı” ibaresi eklenmiştir.

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2020/915 · K. 2022/423

17 Mart 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2020/920 · K. 2022/534

31 Mart 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2020/914 · K. 2022/396

15 Mart 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2020/914 · K. 2022/396

15 Mart 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2020/925 · K. 2022/425

17 Mart 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2020/913 · K. 2022/413

15 Mart 2022