İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki "tek satıcılık" sözleşmesi uyarınca, müvekkilinin önceden belirlenmiş ürünleri davalıdan satın almayı ve bu ürünlerin sürümünü arttırmak için gereken faaliyetlerde bulunmayı taahhüt ettiğini, davalının ise müvekkiline ürün teslim etme ve Türkiye'de tek satıcı sıfatıyla bir tekel hakkı sağlama yükümlülüğünü altına girdiğini, 19 yıllık belirsiz süreli sürekli akdi ilişkide davalının müvekkiline sözleşmenin devam edeceği yolunda güven verdiğini bu nedenle müvekkilinin ticari faaliyetine devam ile geleceğini planlayarak yatırım yaptığını, bu durumda beklenmeyen bir zamanda ve beklenmeyen şekilde hiçbir sebep gösterilmeden sözleşmenin davalı tarafça tek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2256 Esas KARAR NO : 2019/1586 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEME : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/03/2019 DOSYA NUMARA: 2018/20 Esas - 2019/269 Karar DAVA : Sözleşmenin İptali KARAR TARİHİ: 14/11/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki "tek satıcılık" sözleşmesi uyarınca, müvekkilinin önceden belirlenmiş ürünleri davalıdan satın almayı ve bu ürünlerin sürümünü arttırmak için gereken faaliyetlerde bulunmayı taahhüt ettiğini, davalının ise müvekkiline ürün teslim etme ve Türkiye'de tek satıcı sıfatıyla bir tekel hakkı sağlama yükümlülüğünü altına girdiğini, 19 yıllık belirsiz süreli sürekli akdi ilişkide davalının müvekkiline sözleşmenin devam edeceği yolunda güven verdiğini bu nedenle müvekkilinin ticari faaliyetine devam ile geleceğini planlayarak yatırım yaptığını, bu durumda beklenmeyen bir zamanda ve beklenmeyen şekilde hiçbir sebep gösterilmeden sözleşmenin davalı tarafça tek taraflı feshinin hukuki görüşüne güven ilkesinin ihlali olduğunu taraflar arasında sorunsuz yürüyen ticaretin haksız ve yersiz engellendiğini, somut olayda sözleşmenin sebepsiz yere feshedildiğini açıklanan nedenlerle davalının tek satıcılık sözleşmesini hukuka ve yasaya aykırı bir şekilde sebepsiz, zamansız ve beklenmedik feshinin ihbarı nedeniyle HMK. m. 111 çerçevesinde sözleşme feshinin geçersiz olduğunun tespitiyle muazara ve müdahalenin menine olmadığı takdirde belirsiz olan denkleştirme tazminatı olarak fazlası ve diğer tüm talep ve hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000-TL ödenmesine, dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz işletilmesine, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 19/03/2019 tarihli duruşmadaki beyanında, "Sözleşmenin feshinin geçersiz olduğunun tespiti yönündeki taleplerinden feragat ettiklerini, tahkim itirazını kabul etmediklerini, Türk Hukuku uygulanarak karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmede tahkim şartının olduğunu, sözleşmenin 12.2 maddesinde, çıkan uyuşmazlıkların münhasıran tahkim yolu ile çözüme kavuşturulacağı, tahkim yerinin Londra/İngiltere olduğu, Uluslararası Ticaret Odası Tahkim Kuralları'na göre atanan bir veya birden çok hakem tarafından yürütüleceği, yönünde hüküm bulunduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca davanın sözleşmenin fesih tarihi olan 02.02.2018 tarihinden önce açıldığını ancak Yargıtay içtihatlarına göre, davanın fesih tarihinden sonra açılması gerektiğini, sözleşmenin müvekkili tarafından 26.07.2017 tarihli fesih ihbarıyla 6 ay önel verilerek sona erdirildiğini, davacı tarafın davayı önel süres...