Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacının ... isimli şirketin kurucusu ve yetkili temsilcisi olduğunu, davalı ...'in davacı işyerinde 4 sene boyunca sigortalı olarak çalıştığını ve işin tüm inceliklerini öğrendiğini, davacının kendi emek ve çalışmaları sonucu ortaya çıkardığı camları marka haline getirmek ve davalı ile ileride birlikte yeni bir iş kurmak amacı ile ... isimli markayı davalı ile ortak şekilde marka tescilinde bulunduklarını, markanın yalnızca davacının şirketinde kullanılacağı konusunda anlaştıklarını, davalının işin tüm inceliklerini öğrendikten sonra işten ayrıldığını ve davacının işyerine çok yakın konumda cam imalatı yapan yeni bir işyeri açtığını, davalının işyeri tasarımını...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/480 KARAR NO: 2021/544 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/09/2018 NUMARASI: 2016/344 Esas - 2018/820 Karar DAVA: Haksız Rekabetin Önlenmesi, Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2021 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacının ... isimli şirketin kurucusu ve yetkili temsilcisi olduğunu, davalı ...'in davacı işyerinde 4 sene boyunca sigortalı olarak çalıştığını ve işin tüm inceliklerini öğrendiğini, davacının kendi emek ve çalışmaları sonucu ortaya çıkardığı camları marka haline getirmek ve davalı ile ileride birlikte yeni bir iş kurmak amacı ile ... isimli markayı davalı ile ortak şekilde marka tescilinde bulunduklarını, markanın yalnızca davacının şirketinde kullanılacağı konusunda anlaştıklarını, davalının işin tüm inceliklerini öğrendikten sonra işten ayrıldığını ve davacının işyerine çok yakın konumda cam imalatı yapan yeni bir işyeri açtığını, davalının işyeri tasarımını müşterileri aldatacak şekilde müvekkilininki ile aynı şekilde tasarlayarak mesafeyi de kısa tutarak davacının bir şubesiymiş gibi hareket ettiğini ve hileli hareketlerde bulunduğunu, aynı zamanda ... isimli markayı davacıdan habersiz şekilde kullandığını, davalının bastırdığı kartviziti bile davacının kartviziti ile aynı tasarımda bastırdığını belirterek, davalının haksız rekabetinin önlenmesi ile davacının maddi ve manevi zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı ile müvekkilinin marka üzerinde müşterek mülkiyet esasına göre birlikte hak sahibi olduğunu, bu durumda paydaşlardan her birinin markayı kendi nam ve hesabına kullanabileceğini, ayrıca markanın kullanımı konusunda davalı ve davacı arasında her hangi bir anlaşma bulunmadığını, böyle bir anlaşma yapılmasının, özü itibariyle müşterek marka başvurusu yapılmasına aykırı olduğunu, her ne kadar davalının davacının şirketi altında çalışmış olsa da, daha önceleri şirketin 3. bir kişiye ait olduğunu ve davalının tecrübesinin davacıdan önceye dayandığını, davalının açtığı yeni işyerin davacının işyerine yakın olmadığını ve davalının hiçbir müşterisine davacının sahibi olduğu şirketin şubesi olduğunu ileri sürmediğini, davalının yeni açtığı işyerinin dış cephesininin davacının işyerine benzediğinin asılsız bir iddia olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı iddialarının, TTK'nın 55/1-a-4 kapsamında başkasının malları iş ürünleri, faaliyetleri veya işleriyle karıştırılmaya yol açan önlemler alma şeklindeki haksız rekabet eylemi niteliğinde olduğu, davacıya ait işletmenin dış tasarımının ayırt edici bir nitelik taşımadığı ve bu sebeple de davalının iltibas oluşturac...