Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul (Kapatılan) 31. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2012/30 E nolu davada, davacılar ile davalı ...'ın kardeş olduklarını, 1979 yılında büyük abisi olan davalının ön ismini kullanarak ... ve Ortakları adı altında 3 kardeşten oluşan bir adi ortaklık kurduklarını, daha sonra bu ortaklık ile çeşitli inşaat işleri yaptıklarını, taşınmazlar satın aldıklarını, ancak alınan taşınmazların davalı ... adına tescil edildiğini, 15 yıldan bu yana faaliyette olmayan adi ortaklığın adi şirket hükümlerine uygun olarak sona erme ve tasfiye sürecine girmediğini, adi şirkette her üç kardeşin de eşit hisseye sahip olduğunu öne sürerek, adi ortaklığın...
T.C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/484 KARAR NO : 2019/528 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ... 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 05/01/2018 NUMARASI : 2014/740 E DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 02/04/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul (Kapatılan) 31. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2012/30 E nolu davada, davacılar ile davalı ...'ın kardeş olduklarını, 1979 yılında büyük abisi olan davalının ön ismini kullanarak ... ve Ortakları adı altında 3 kardeşten oluşan bir adi ortaklık kurduklarını, daha sonra bu ortaklık ile çeşitli inşaat işleri yaptıklarını, taşınmazlar satın aldıklarını, ancak alınan taşınmazların davalı ... adına tescil edildiğini, 15 yıldan bu yana faaliyette olmayan adi ortaklığın adi şirket hükümlerine uygun olarak sona erme ve tasfiye sürecine girmediğini, adi şirkette her üç kardeşin de eşit hisseye sahip olduğunu öne sürerek, adi ortaklığın feshini ve kendilerine düşecek tasfiye payı ile son beş yıllık kar payını, adi ortaklığa ait taşınmazların tespitini, Sarıyer Uskumruköy 4 parsel sayılı taşınmaz ile adi şirkete olduğu tespit edilecek diğer taşınmazların hisselerinin ayrı ayrı 1/3 hisse oranında kayıt ve tesciline karar verilmesini, taşınmaz tapu kayıtları üzerine 3. kişilere devir ve temlikin önlenmesi için ihtiyati tedbir konmasını ve tapu kayıtlarına davalı olduğunun şerh edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkeme, tensiple dava konusunun alacak olduğu, ihtiyati tedbir istenen taşınmazın dava konusu olmadığı, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle "ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine dairemizin 2017/810 E-2017/744 K sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulü ve belirtilen taşınmazların üçüncü kişiler edevir ve temlikinin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davacılar vekili 07/12/2017 tarihli dilekçesi ile asıl dosyada ve birleşen dosyalarda dava konusu yapılan, yine bilgileri dilekçede yazılı taşınmazların tapu kayıtlarına davalıdır şerhi konulmasını istemiştir.İlk derece mahkemesince 05.01.2018 tarihli ek kararla davacı tarafın isteminin yasal dayanağı bulunmadığı gibi ortada kendi yararlarına verilmiş ihtiyati tedbir kararının infazını sağlamak varken, taşınmazların tapu kayıtları üzerine davalıdır şerhi konulmasını istemesi yerinde görülmediğinden talebin reddine karar vermiştir.Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Ancak, istinaf edilebilecek kararlar HMK 341. maddesinde düzenlenmiştir. HMK 341.maddede "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi ile bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı"...