Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 9.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde özetle; elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararının tüm...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2020/214 KARAR NO: 2020/393 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/06/2019 NUMARASI: 2016/551 E - 2019/599 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 16/04/2020 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 9.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde özetle; elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararının tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin istenemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmişlerdir. Birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/554 E. sayılı dosyasına ilişkin, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, personel satış hizmet bedeli personel sayaç okuma bedeli, iletişim sistemleri vs bedellerinin eklenmesi suretiyle geriye doğru 10 yıllık sürede davacıdan fazladan alındığı ileri sürülen KDV tutarından şimdilik; 1.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişken reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/554 E. sayılı dava dosyası bu dosya ile birleştirilerek, yargılamanın İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/551 E.sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle asıl dava ve birleşen davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. Söz konusu kararı davacı vekili ve davalılar vekilleri istinaf etmiş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen dosyada talep edilen KDV iadesinin EPDK kararlarının sadece şeklen incelenebileceği ve yargı konusu olamayacağında dair kanun maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesine karşılık karara gerekçe yapıldığı, dava açmakta haksız olunamayacağından bahisle yerel mahkemece davanın esası hakkında karar tesisine yer olmadığına ilişkin kararın yerinde olmadığı, usul açısından sözlü yargılama günü vermeden duruşmada sözlü yargılamaya geçilerek hüküm verilmesinin kanun gereği zorunlu hakların açıkça çiğnendiğini gösterdiği, Anayasanın 90/5 maddesi gereği ve göndermesiyle AİHS 1. ma...