Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, davalı kooperatifin üyelik aidatlarının ödenmediği iddiası ile müvekkiline usulsüz ihtarlar tebliğ ettiğini, bu ihtarların şekil ve esas olarak hem kanuna hem de ana sözleşmeye aykırı olduğunu, bunun yanında davalı kooperatifin gerçekleştirdiği kurada kooperatifçe yapılan ..... numaralı daire müvekkiline isabet ettiği gibi 21.05.2011 tarihli genel kurul toplantısında kooperatifin tasfiye kararı aldığını, davalı kooperatifin düzenlediği ihtarda sözü edilen...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
.... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13.11.2017 ESAS-KARAR NUMARASI :..... Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, davalı kooperatifin üyelik aidatlarının ödenmediği iddiası ile müvekkiline usulsüz ihtarlar tebliğ ettiğini, bu ihtarların şekil ve esas olarak hem kanuna hem de ana sözleşmeye aykırı olduğunu, bunun yanında davalı kooperatifin gerçekleştirdiği kurada kooperatifçe yapılan ..... numaralı daire müvekkiline isabet ettiği gibi 21.05.2011 tarihli genel kurul toplantısında kooperatifin tasfiye kararı aldığını, davalı kooperatifin düzenlediği ihtarda sözü edilen miktarda borçlarının bulunmadığını, tasfiyeye girmiş kooperatifin müvekkili hakkında icra takibi vs. gibi kanuni yollar duruken kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak tesis ettiği ortaklıktan çıkarma kararının yok hükmüne olduğunu ileri sürerek ortaklıktan çıkarma kararının yok hükmünde olduğunu tespitine, kurada kendisine çıkan dairenin adına tesciline, tescil imkanı bulunmaması halinde bu dairenin emsali olan dairelerin değerinin belirlenerek kura tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline ve müvekkili ile davalı kooperatif arasındaki aidat miktarlarına yönelik muarazanın giderimesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının ihraç kararı ile birlikte üyelik sıfatı kalmadığından aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davalı kooperatifin üyelikten çıkarmaya ilişkin yasanın öngördüğü prosedürü tamamıyla yerine getirdiğini, davacının aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle yasanın 27. maddesi gereğince düzenlenen ihtarların sonuçsuz kaldığını ve davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, yapılan işlemlerin yasal olduğunu, kura çekilmiş ise de kura sırasında binanın inşaat halinde olduğunu, davacıya teslim edilmiş bir daire bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece Mahkemesi'nce "...Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişiye tevdi olunmuş, bilirkişi 18.03.2016 havale tarihli raporunda,davacı hakkında verilen ihraç kararına karşı 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde yasal yollra başvurulmadığından, kararın 19.11.2011 tarihin...