DAVA: Acentelik Sözleşmesinin Feshinden Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/03/2021 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı sigorta şirketi arasında 29/07/2011 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin davalı sigorta şirketi tarafından gerekçe bildirmeksizin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle meydana gelen kar mahrumiyetinin, denkleştirme tazminatının ve hukuka aykırı olarak müvekkilinden kesildiği öne sürülen danışmanlık ücretlerinin şimdilik 10.000-TL'sinin fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkil şirket...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/284 KARAR NO : 2021/386 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİH: 02/10/2020 NUMARA: 2018/593 Esas - 2020/445 Karar DAVA: Acentelik Sözleşmesinin Feshinden Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/03/2021 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı sigorta şirketi arasında 29/07/2011 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin davalı sigorta şirketi tarafından gerekçe bildirmeksizin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle meydana gelen kar mahrumiyetinin, denkleştirme tazminatının ve hukuka aykırı olarak müvekkilinden kesildiği öne sürülen danışmanlık ücretlerinin şimdilik 10.000-TL'sinin fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkil şirket tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, huzurdaki yargılamada davacı tarafın denkleştirme tazminatı talep edemeyeceğini, müvekkil şirketin, davacının kendi sorumlu olduğu bölge dışında poliçe düzenlemesi nedeniyle haklı olarak sözleşmeyi feshettiğini, davacının münhasır bir acente olmadığını, dolayısıyla davacı şirketin portföyündeki müşterilerin sigortalarını başka bir şirkette yenilemesi mümkün olduğundan kar kaybının söz konusu olmadığını, ayrıca hem kar kaybı hem da portföy tazminatının aynı anda talep edilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERCE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davalı sigorta şirketince yapılan feshin davacı acentenin sözleşmenin çalışma sahasına ilişkin 20. maddesine aykırı davranması nedeniyle haklı fesih olduğu, bu nedenle davacı yanın herhangi bir kar mahrumiyeti ve denkleştirme tazminatı talebinde bulunamayacağı, sözleşmenin 22. maddesindeki fesih nedeniyle acentenin tazminat talebinde bulunamayacağına ilişkin düzenleme doğmamış haktan feragat anlamına geldiğinden, hukuk düzenimizce kabul edilmeyen bu durumun sözleşmenin anılan maddesinin geçersiz olduğunun kabulünün gerektirdiği, davacı şirketin danışmanlık ücreti adı altında hakedişinden kesinti yapıldığı iddiasına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı kapsamında yapılan inceleme neticesinde alınan rapor gereğince, davalı sigortanın davacı acentenin iddia ettiği gibi kesinti yaptığına dair herhangi bir kaydın tespit edilemediği gibi davacı yanca bu hususu ispatlar dosyaya delil ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, davalının, müvekkili acenteden %1-2,5 arasında danışmanlık ücreti kestiğini, bu kesintinin yasal bir dayanağı olmadığı için müvekkilinin hak edişlerinin sürekli eksik ödendiğini, müvekkilinin susmuş olmasının k...