Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2017/495 · K. 2018/337
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2017/495 K. 2018/337

E. 2017/495K. 2018/33721 Şubat 2018
hacizicra takibiitirazın iptalitaşınmaz satışıicra inkar tazminatıtazminatbilirkişi raporukredi sözleşmesisatış bedeliipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipalacağın temlikibedel tahsiliipoteğin fekkialacağın tahsiliiptal davasıistinaf yolukazanılmış hak
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/02/2018 İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nden verilen 13/10/2016 tarihli kararına karşı davacı ve davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize intikal etmekle, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, "davalı takip borçlusunun, TMSF'ye devredilen Kentbank'tan kullandığı kredi borcu nedeniyle başlatılan icra takibinin TMSF tarafından takip edildiğini ve Fon Alacağı'na dönüştürüldüğünü, müvekkili şirketin ise bu alacağı TMSF'den temlik aldığını, şirketin %100 hissesinin TMSF'ye ait olduğunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 14. maddesinin göndermesiyle 138/4 maddesi gereği İİK uyarınca yapılacak takiplerde, itirazın satış hariç takip işlemlerini durdurmadığını, zamanaşımının 20 yıl olduğunu, davalıların müşterek borçlu ve metüselsil kefil oduğunu buna rağmen kötüniyetli...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2017/495 Esas KARAR NO : 2018/337 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2016 NUMARASI : 2015/587 E., 2016/598 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/02/2018 İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nden verilen 13/10/2016 tarihli kararına karşı davacı ve davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize intikal etmekle, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, "davalı takip borçlusunun, TMSF'ye devredilen Kentbank'tan kullandığı kredi borcu nedeniyle başlatılan icra takibinin TMSF tarafından takip edildiğini ve Fon Alacağı'na dönüştürüldüğünü, müvekkili şirketin ise bu alacağı TMSF'den temlik aldığını, şirketin %100 hissesinin TMSF'ye ait olduğunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 14. maddesinin göndermesiyle 138/4 maddesi gereği İİK uyarınca yapılacak takiplerde, itirazın satış hariç takip işlemlerini durdurmadığını, zamanaşımının 20 yıl olduğunu, davalıların müşterek borçlu ve metüselsil kefil oduğunu buna rağmen kötüniyetli olarak İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün.. sayılı takibe itiraz ettiklerini" iddia ile itirazın iptalini, takibin devamını, en az %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, "müvekkillerinin ...bank'a herhangi bir borçları olmadığını,....bank'ın İstanbul .. İcra Müdürlüğü'nde .... esas sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, ipotekli taşınmazı satın alan .... ile ...bank arasında alacak miktarı konusunda protokol yapıldığını ve 5.000 DM avukatlık ücreti ile birlikte 412.229 DM ödeme yapıldığnı, 100.00 DM'lik ödemenin sözleşmede ikrar edildiğini, böylece ...bank'a hiçbir borçları kalmadığını, taşınmaz ipoteklerinin borç ödenmeden terkin edilmediğini, ...bank'ın da borç ödendiği için ipoteği kaldırdığını, aradan 13 yıl geçtikten sonra takip başlatılmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, yeniden başlatılan takibin, ...ban'ın TMSF'ye devri sırasında yaşanan karışıklıklardan kaynaklandığını, dava dilekçesindeki alacağın nereden ve hangi işlemden kaynaklandığının bile belirtilmediğini, ödeme ve tasfiyenin banka kayıtlarında göründüğünü, kaldı ki kefiller yönünden kefaletin gecersiz olduğunu zira kefalet limitleri ve sürelerinin sözleşmede belirtilmediğini, ayrıca alacağın zamanaşımına uğradığını," savunarak davanın reddini istemiştir. Davacı vekili cevaba cevabında " ipotek fekkinin borcun ödendiğini göstermediğini, protokolün bir borç tasfiye protokolü değil, ipotekli taşınmazın satışını durdurmaya yönelik olduğunu, protokolün 2. maddesinden de bu durumun anlaşıldığını, ödeme iddiasının doğru olmadığını " savunmuştur. Mahkemece alınan 10/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda "davalı/kefillerin sözleşmedeki kefalet limitinin 560.000 USD olduğunu, asıl borç tuturının 199.747,88 TL olup, kefalet limitind...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2017/495 · K. 2018/337

21 Şubat 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2017/4153 · K. 2018/52

22 Ocak 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2017/508 · K. 2018/139

22 Şubat 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2017/955 · K. 2018/356

22 Şubat 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2017/858 · K. 2018/48

18 Ocak 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2017/6730 · K. 2018/449

28 Şubat 2018