Taraflar arasındaki şirket pay sahibi olunduğunun tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 13.06.1988 tarihinde kurulmuş davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, bu şirkette %10 oranında paya sahip olduğunu, şirket ortağı olan davacının şirketten olan paylarını hiçbir şekilde devretmediğini, buna rağmen şirket genel kurullarına çağrılmadığını ve kendisine bilgi verilmediğini, şirket ile alakalı sorduğu soruların cevapsız kaldığını, şirket merkezine girmesinin engellendiğini ileri sürerek, şirketteki ortaklık payının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1153 KARAR NO: 2021/1073 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2018/1170 Esas - 2021/250 Karar TARİHİ: 18/03/2021 DAVA: Tespit Taraflar arasındaki şirket pay sahibi olunduğunun tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 13.06.1988 tarihinde kurulmuş davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, bu şirkette %10 oranında paya sahip olduğunu, şirket ortağı olan davacının şirketten olan paylarını hiçbir şekilde devretmediğini, buna rağmen şirket genel kurullarına çağrılmadığını ve kendisine bilgi verilmediğini, şirket ile alakalı sorduğu soruların cevapsız kaldığını, şirket merkezine girmesinin engellendiğini ileri sürerek, şirketteki ortaklık payının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamenin verilmesinden itibaren 21 yıl 7 ay geçtiğini, vekaletnamenin zamanaşımına uğradığını, davacının gerçek iradesi ile davanın açıldığı tarihteki iradesinin aynı olup olmadığının belirli olmadığını, geçersiz vekaletnameye dayalı olarak verilen tevkil vekaletnamenin de geçerliliği olmadığından davanın reddinin gerektiğini, davacının 1988 yılında pay sahibi olduğunu ileri sürdüğünü, o tarihten bu yana 31 senenin geçtiğini, davacının pay sahipliğine ilişkin olarak hiçbir delil ibraz etmemesi ve İddia ettiği olaylara karşılık bugüne kadar dava açılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şirket karar defterinde davacının hisselerini ...e devrettiğinin görüldüğünü, devir keyfiyetinin şirket yönetim kurulu tarafından 6 nolu ve 27.12.1989 tarihli karar ile pay defterine işlendiğini, davacının hissedarlığı sona erdiği için bugüne kadar yapılan genel kurul kararlarına itiraz etmediğini, davacı gerçekten hisselerini devretmeseydi bu kadar yıl sessiz kalmayacağını, davacının bugüne kadar yapılan genel kurullara karşı herhangi bir itirazda bulunmaması ve hissedar olduğunu gösteren belgelerle şirkete başvurmaması sonucunda dava hakkının bulunmadığını, zira hissedarlığının tespiti için dava açma hakkının zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, şirketin hisselerinin önceden nama yazılı olduğunu, daha sonradan hamiline yazılı hale getirilerek senet bastırıldığını ve bu senetlerin ortaklara teslim edildiğini, davacının ticaret sicil kayıtlarına göre de şirket hissedarı olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava, Anonim şir...