Taraflar arasında görülen fesih ve tasfiye davasında ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince reddine dair ara kararına karşı, davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili davasında özetle; müvekkillerinin davalı şirketin 140/420 oranında hisseli ortağı olduklarını, şirketin aile şirketi olduğunu, ik yıla yakın zamandır şirketin faaliyetlerinin askıya alındığını, davacıların onayı olmadan şirket taşınmazlarının satılmaya başlandığını, davacılar için telafisi güç zararlar meydana gelebileceğini, genel kurul toplantısında azınlık haklarının korunması yolunda ilave madde konulmasını talep ettiklerini ancak reddedildiğini, tüm bu nedenlerle davalı şirket adına kayıtlı 153 adet taşınmaza ihtiyati tedbir olmadığı takdirde ''davalıdır şerhi' ibaresinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/2033 KARAR NO: 2020/1465 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26.10.2020 tarihli ara karar NUMARASI: 2020/464 Esas DAVANIN KONUSU: Şirketin Fesih ve Tasfiyesi Taraflar arasında görülen fesih ve tasfiye davasında ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince reddine dair ara kararına karşı, davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili davasında özetle; müvekkillerinin davalı şirketin 140/420 oranında hisseli ortağı olduklarını, şirketin aile şirketi olduğunu, ik yıla yakın zamandır şirketin faaliyetlerinin askıya alındığını, davacıların onayı olmadan şirket taşınmazlarının satılmaya başlandığını, davacılar için telafisi güç zararlar meydana gelebileceğini, genel kurul toplantısında azınlık haklarının korunması yolunda ilave madde konulmasını talep ettiklerini ancak reddedildiğini, tüm bu nedenlerle davalı şirket adına kayıtlı 153 adet taşınmaza ihtiyati tedbir olmadığı takdirde ''davalıdır şerhi' ibaresinin konulmasını, davacılara TTK'nın 360. maddesi uyarınca ...'nın yönetim kurulu üyeliğine atanması hususunda olağanüstü genel kurul düzenleyip yapma yetkisinin tensip ara kararı ile verilmesini, şirketin tasfiyesine ve tasfiyeye esas olmak üzere kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; müvekkili şirketin işinin niteliği gereği sürekli olarak taşınmaz alım satımı yaptığını, davacıların şirketin yönetim kurulu üyesi sıfatını haiz olmadığını, müvekkili şirketin faaliyetlerine devam ettiğini, şirket nezdinde tüm konularda Yönetim Kurulu kararı alındığını ve ilgili tüm yönetim süreçlerinin bu şekilde yürütüldüğünü, şirketin faaliyetlerinin askıya alınması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili şirket ana sözleşmesi incelendiğinde, belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınmadığını ve bu sebeple davacıların taleplerinin yerine getirilemediğini, ... A.Ş.'nin kuruluş ve faaliyet temelinin taşınmaz alım satımı üzerine kurulu olduğunu, 22.03.2019 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında, şirkette yönetim değişikliğine gidildiğini ve eski yönetici olan davacıların şirkete husumet beslediğini, davacıların aile içi ihtilaflardan dolayı yargıyı ve hukuku araç olarak kullanarak, kötü niyetli olarak, şirketin faaliyetini kısıtlamak amacıyla şirketin tasfiyesini ve şirket mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacıların iddiasının yerinde olduğu kabul edilse dahi tasfiyeden ziyade davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip şirketten çıkarılmalarına veya ...