Taraflar arasında görülen dava neticesinde; Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 11. HD tarafından bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin ... Ltd. Şti. unvanıyla 18/10/2006 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, davalı şirektin ise ... Ltd. Şti. unvanıyla 08/03/2007 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, bu süreçte iki şirket arasındaki unvan benzerliğinden dolayı şirketlerin karıştırılmaya başlandığını, bunun üzerine 2009 yılında davalıya ihtarname gönderilerek gerekli ihtarların yapıldığını ve bunun sonucu olarak karışıklığa neden olan durumların giderildiğini, ancak davalının unvanını 08/07/2013 tarihinde ... olarak değiştirdiğini, bu unvan değişikliğinden sonra şirket unvanlarının ve faaliyet alanlarının benzer olması nedeniyle şirketlerin daha çok karıştırılmaya başlandığını, özellikle...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2406 KARAR NO: 2020/241 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/10/2017 NUMARASI: 2014/1185 Esas 2017/917 Karar DAVA: Ticari Ünvanın Korunması İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2020 Taraflar arasında görülen dava neticesinde; Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 11. HD tarafından bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin ... Ltd. Şti. unvanıyla 18/10/2006 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, davalı şirektin ise ... Ltd. Şti. unvanıyla 08/03/2007 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, bu süreçte iki şirket arasındaki unvan benzerliğinden dolayı şirketlerin karıştırılmaya başlandığını, bunun üzerine 2009 yılında davalıya ihtarname gönderilerek gerekli ihtarların yapıldığını ve bunun sonucu olarak karışıklığa neden olan durumların giderildiğini, ancak davalının unvanını 08/07/2013 tarihinde ... olarak değiştirdiğini, bu unvan değişikliğinden sonra şirket unvanlarının ve faaliyet alanlarının benzer olması nedeniyle şirketlerin daha çok karıştırılmaya başlandığını, özellikle ilaç depoları arasında, kargo teslimatlarında, tahsilatlarda ve sevkiyatlarda karışılıklık yaşandığını, bunun üzerine 30/01/2014 tarihinde davalıya ihtarname gönderilerek unvanını değiştirmesinin talep edildiğini, ancak davalının olumsuz cevap verdiğini ileri sürerek davalının müvekkilinin unvanına yaptığı tecavüzün tespitine, davalı unvanının kullanılmasının yasaklanmasına, davalının unvanının ticaret sicilinden silinmesine, ticaret unvanının kullanıldığı malların ve araçların imhasına, kararın gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davanın makul sürede açılmadığını, davacı iddialarının da haksız olduğunu, tarafların satış ve pazarlamasını yaptığı ürünlerin tamamının birbirinden farklı olduğunu, bugüne kadar ürün siparişlerinde, sevkiyatlarda, faturalarda ve müşteri çevrelerinde bir karışılıklık veya haksız rekabet durumu oluşmadığını, sağlık sektöründe çalışan firmaların sipariş takiplerinin şirket isimleri değil, ürün isimleri üzerinden yapılmakta olduğunu, şirketlerin logolarının da farklı olduğunu, davacı şirketin ... olarak, müvekkilinin ise ... olarak tanındığını, müvekkilinin 2007 yılından beri ... ibaresini kullanmakta olduğunu, davacının müvekkilinin limited şirketten anonim şirkete geçiş sürecini kendi çıkarına kullanmaya çalışmakta olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesince , her iki şirketin de sağlık ve ilaç alanında ticari faaliyette bulundukları, davacı şirket ile davalı şirket 2007 yılından 2013 yılına kadar "limited şirket" iken, 2013 yılında davalı şirketin unvan değişikliğine gittiği ve anonim şirket olduğu, her iki şirket ticari unvanında benzer ibarelerin daha fazla olduğu 2007-2013...