İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 25.09.2018 tarih 2018/11 Esas 2018/140 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davalı adına 43. sınıfta tescilli 23.09.2016 tarihli 2016/75402 sayılı .... şeklindeki şekil markasını müvekkilinin, davalının tescilinden çok önce yarattığını ve tescilsiz kullandığını, 30.11.2014 ile 2015 tarihleri arasındaki .... paylaşımlarında ve Mayıs 2016 tarihli röportajlarda bu logonun görüldüğünü, davalının deniz ürünleri satan bir restoran işlettiğini, 6796 sayılı Kanunun 5/d ve 5/e maddesi uyarınca markanın tescil edilemeyeceğini, ayırt edici olmadığını,...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2018/2492 KARAR NO : 2021/1253
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2018 NUMARASI : 2018/11 Esas 2018/140 Karar DAVANIN KONUSU : Markanın Hükümsüzlüğü KARAR TARİHİ : 26.10.2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 26.10.2021
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 25.09.2018 tarih 2018/11 Esas 2018/140 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davalı adına 43. sınıfta tescilli 23.09.2016 tarihli 2016/75402 sayılı .... şeklindeki şekil markasını müvekkilinin, davalının tescilinden çok önce yarattığını ve tescilsiz kullandığını, 30.11.2014 ile 2015 tarihleri arasındaki .... paylaşımlarında ve Mayıs 2016 tarihli röportajlarda bu logonun görüldüğünü, davalının deniz ürünleri satan bir restoran işlettiğini, 6796 sayılı Kanunun 5/d ve 5/e maddesi uyarınca markanın tescil edilemeyeceğini, ayırt edici olmadığını, davalının müvekkili aleyhine tespit ve tedbir talebinde bulunduğunu, müvekkili aleyhine açılan markaya tecavüz davasının derdest olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili şirketin İzmir'in en çok beğenilen balık restoranları arasında yer alan .... Restoranı işlettiğini, müvekkili şirket ortakları, bu restoranı davacı ....'dan devraldığını, aynı tabela ve davaya konu marka logosu altında ve aynı adreste devirden sonra faaliyetine devam ettiğini, davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, davacının müvekkili şirket ve şirket ile birlikte davaya konu logo ve markaları müvekkiline devrettikten sonra kötüniyetli olarak eldeki davayı açtığını, TTK'nın 11/2. maddesi uyarınca ticari işletmenin devri ile işletmeye dahil unsurların marka da dahil devralana geçtiğini, müvekkilinin 2011 yıllarına dayanan "....+şekil", "....+şekil" marka başvuruları bulunduğunu, davacının marka üzerinde gerçek hak sahipliğinin söz konusu olmadığını, davacının kendi içinde çeliştiğini, müvekkilinin markalarının asli unsurunun "...." olduğunu, dava konusu markanın genel ibare olmadığını, Kanunun 5/2. maddesi uyarınca kullanımla ayırtediciliğinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olan marka ... bileşiminden ibaret stilize bir şekil olduğu, kısmen ....ğı, kısmen ... nu andırdığı, 43. sınıf bakımından bu şekil markasının marka olabilmesine engel, mutlak red nedeni bulunmadığı, şeklin doğrudan doğruya 43. sınıf hizmetleri tanımlamadığından ayırt e...