"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30/10/2018 tarih ve 2018/236-2018/643 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin yargılamanın iadesini isteyen davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Yargılamanın iadesini isteyenler (davalılar) vekili; müvekkilleri aleyhine açılan Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/438 esas ve 2013/231 karar sayılı dosyasının müvekkillerinin yokluğunda taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, mahkeme kararı ile müvekkili şirkete ait...
11. Hukuk Dairesi 2019/433 E. , 2019/7470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30/10/2018 tarih ve 2018/236-2018/643 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin yargılamanın iadesini isteyen davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Yargılamanın iadesini isteyenler (davalılar) vekili; müvekkilleri aleyhine açılan Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/438 esas ve 2013/231 karar sayılı dosyasının müvekkillerinin yokluğunda taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, mahkeme kararı ile müvekkili şirkete ait taşınmazların karşı taraf ...adına tescilinin sağlandığını, ancak müvekkillerinin hiçbir şekilde davadan haberdar edilmediklerini, tebligatların yapılmasında çıplak gözle dahi tespit edilebilecek hile ve usulsüzlükler sebebi ile verilen hükmün hakkaniyete, yasa ve usule aykırı olduğunu, müvekkillerinin kardeşi ve şirket ortağı olan davacının bilerek yanlış adresler bildirmek sureti ile yargılanmanın, müvekkillerin yokluğunda yapılmasını sağladığını ve bu suretle mahkemeyi yanılttığını ileri sürerek yargılamanın iadesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Karşı taraf (davacı) vekili; davalıların yargılamanın iadesine yönelik taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığını savunarak talebin reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, yargılamanın iadesinin istendiği dosyada davalılara yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığı, davalı tarafça hatalı adres bildirildiği iddiası kabul edilse dahi anılan adres incelemesinin, mahkemece kendiliğinden yapılması gerekip davacının katkısını gerektirmeyen hususlardan olması karşısında, yargılamanın iadesinin istendiği davanın davacısı olup eldeki davanın ise davalısı olan tarafın hükme etkili olabilecek derecede hileli davranışta bulunduğundan bahsedilemeyeceği, davalılar tarafından yapılması gerekenin usulsüz tebliğ durumunu öğrenir öğrenmez Tebligat Kanunun 32. maddesi gereğince öğrenme gününü tebliğ tarihi kabul ederek, bu tarihten itibaren süresi içinde temyiz yoluna başvurmak olması gerektiği, ancak davalıların süresi içinde bu yola da başvurmadıkları gerekçesiyle davalıların yasal şartları oluşmayan yargılamanın iadesi davasının reddine, mahkemenin 09.04.2013 tarih 2007/438 E., 2013/231 K. sayılı kararın onanmasına karar verilmiştir. Kararı, yargılamanın iadesini isteyen davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yargılamanın iadesini isteyen...