DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/03/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının dava konusu markanın birebir aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini taklit ederek tescil edildiğini, tescilli markanın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine haiz olmadığını, davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... sayılı marka tescil belgelerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi, davalının ... sayılı markadan kaynaklı haklarını kullanmasının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "..." ifadesinin davacı ile müvekkilinin ortaklıkları ile ilk...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2022/215 Esas KARAR NO: 2022/419 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/621 DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/03/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının dava konusu markanın birebir aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini taklit ederek tescil edildiğini, tescilli markanın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine haiz olmadığını, davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... sayılı marka tescil belgelerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi, davalının ... sayılı markadan kaynaklı haklarını kullanmasının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "..." ifadesinin davacı ile müvekkilinin ortaklıkları ile ilk defa bulup kullandıkları bir ifade olmadığını, davacı ile müvekkilinin geçmişte birlikte iş yaptıkları sahne iş isimli firmada tanıştıklarını, bu ifadeyi de orada gördüklerini, daha sonrasında davacı ile müvekkilinin yapmış oldukları ortaklıkları boyunca bu ifadeyi aktif olarak kullandıklarını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davacının tescil başvurusundan haberdar olduğunu, karşı tarafın bu durumu bildiğini, inkar etse de en azından bilebilecek durumda olduğunu, ortaklar arasındaki ilişkinin 2021 yılı mayıs ayında fesihname ile son bulduğunu, fesihnamede tarafların birbirini ibra ettiklerini, müvekkilinin 2021 yılı ocak ayında başvuru yaptığını, dolayısıyla davacının başvuruyu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasında bu ifadenin kullanılmaması ve internet sitesinin kapatılması konusunda anlaşma yapılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 10/12/2021 tarihinde; "6100 sayılı HMK'nın 389. Maddesi ile, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği" belirtilmiş olup, dava dilekçesindeki açıklamalar, mevcut delil durumu ve tüm dosya kapsamı topluca değerlendirildiğinde, HMK'nın 389 ve SMK'nın 159. Maddelerindeki aranan koşulların oluştuğu anlaşıldığından, takdiren 5.000,00 TL teminat karşılığında, davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen .. sayılı marka tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise, 3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına karar verilmesi gerekmiştir. Mevcut delil durumu itibariyle yaklaş...