Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacı ile davalı arasında yapılmış olan satım sözleşmesi gereğince davalının borcunu ödememesi nedeniyle Almanya Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı aleyhine dava açıldığını, mahkemece 29.05.1996 tarihinde karar verildiğini, bu kararın yasal yollardan geçerek kesinleştiğini, davalının toplamda 62.235-Euro borcu bulunduğunu, ancak davalının mahkeme kararına rağmen borcunu ödemediğini belirterek, Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.05.1996 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 26.02.2020 tarihli dilekçesi ile , tenfizi talep edilen kararın Stuttgart Sulh Mahkemesinin 04.12.1996 tarihli ilamı olduğunu beyan ederek dava dilekçesini açıklamıştır. CEVAP: Davalı vekili;...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1471 KARAR NO: 2021/1402 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/02/2020 NUMARASI: 2018/51 Esas 2020/164 Karar DAVA: Tanıma Ve Tenfiz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/09/2021 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacı ile davalı arasında yapılmış olan satım sözleşmesi gereğince davalının borcunu ödememesi nedeniyle Almanya Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı aleyhine dava açıldığını, mahkemece 29.05.1996 tarihinde karar verildiğini, bu kararın yasal yollardan geçerek kesinleştiğini, davalının toplamda 62.235-Euro borcu bulunduğunu, ancak davalının mahkeme kararına rağmen borcunu ödemediğini belirterek, Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.05.1996 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 26.02.2020 tarihli dilekçesi ile , tenfizi talep edilen kararın Stuttgart Sulh Mahkemesinin 04.12.1996 tarihli ilamı olduğunu beyan ederek dava dilekçesini açıklamıştır. CEVAP: Davalı vekili; davacı taraf yabancı bir tüzel kişi olduğundan MÖHUK'un 48. maddesi kapsamında teminat göstermesi davacı tarafın 29.05.1996 tarihli yabancı mahkeme kararından doğan dava ve alacak haklarının zamanaşımına uğradığını,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı tarafça Stuttgart Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.12.1996 tarihli kararının tenfizinin talep edildiği, anılan kararın mahkeme masrafları, faizler ve ek diğer faizler hakkında hüküm ihtiva eden bir karar olduğu, bu yönüyle MÖHUK 50/1. maddesindeki tanıma uyduğu,anılan kararın kesinleştiğine ilişkin şerhi de içerdiği, davacı vekilince tenfizi istenen kararın Almanca apostil şerhli aslı ve noter onaylı Türkçe tercümesi ile anılan kararın kesinleştiğini gösteren ve Alman makamlarınca usulen onanmış yazı ve tercümesi sunularak MÖHUK 53. maddeye ilişkin gerekliliğin yerine getirildiği, Almanya ile ilamların tenfizini mümkün kılan karşılıklılık esasının bulunduğu, tenfizi istenen kararın fatura alacağına ilişkin olması itibariyle Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuya ilişkin olmadığı, içerik itibariyle de kamu düzenine aykırı bir husus ihtiva etmediği, MÖHUK 55/2 maddesinde düzenlenen ve karşı tarafa/davalıya tanınan itiraz hakkı kapsamında davalı vekilince, Gera Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.07.2012 tarihli kararı ile borcun son bulduğunun karara bağlandığı belirtilip kararın tercümesi de dosyaya sunulmuş ise de, 02.10.2019 tarihli ara karar ile anılan kararın aslı ya da onanmış örneği ve kesinleştiğine ilişkin kayıtların sunulması ihtar edildiği halde davalı tarafça bu kayıtların sunulmadığı, anılan kararın, tenfizi istenen karardaki alacağa ilişkin olup olmadığı, tenfizi istenen kararın yerine getirilmiş veya yerine ...