İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 04.05.2017 tarih, 2016/115 Esas 2017/52 Karar sayılı kararının davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce verilen 28.01.2020 tarih ve 2017/1613 Esas 2020/127 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.04.2021 tarih ve 2020/2025 Esas 2020/3873 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, Dairemizce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA-KARŞI DAVAYA CEVAP :Davacı vekili, müvekkili şirketin "...." ve "...." tescilli markaları ile .... vb. tekstil alanında 25-26-36.sınıflardaki işleri yapmak üzere faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkili şirketin bu markaları iş yerlerinde reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, davalı şirketin müvekkili şirketin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin .......
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1144 KARAR NO : 2021/1257
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04.05.2017 NUMARASI : 2016/115 Esas 2017/52 Karar
DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüzün Önlenmesi KARŞI DAVA KONUSU : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 05.09.2016 KARŞI DAVA TARİHİ : 29.09.2016 KARAR TARİHİ : 27.10.2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 28.10.2021
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 04.05.2017 tarih, 2016/115 Esas 2017/52 Karar sayılı kararının davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce verilen 28.01.2020 tarih ve 2017/1613 Esas 2020/127 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.04.2021 tarih ve 2020/2025 Esas 2020/3873 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, Dairemizce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA-KARŞI DAVAYA CEVAP :Davacı vekili, müvekkili şirketin "...." ve "...." tescilli markaları ile .... vb. tekstil alanında 25-26-36.sınıflardaki işleri yapmak üzere faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkili şirketin bu markaları iş yerlerinde reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, davalı şirketin müvekkili şirketin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin .... markasını iş yerinde markasal kullanım maksadı ile ürünlerinde ve iş yerinde kullanmasının markaya açık bir tecavüz oluşturduğunu, haksız rekabete yol açtığını, "...." tescilli markasına son derece benzeyen "...." ibaresini bilerek ve iltibas yaratmak amacıyla kullandığını, bu durumun TTK 57/5 maddesine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin tescilli markasının izni olmaksızın ticari ünvan ve işletme adı olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, mahkemenin 2016/34 D.İş sayılı dosyası ile 18.04.2016 tarihinde yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda davalının markaya tecavüz ettiğinin ve haksız rekabete yol açtığının tespit edildiğini ileri sürerek davalı şirketin kullandığı "...." ibaresinin müvekkilinin tescilli markasına aynen benzediğinden markaya tecavüzün önlenmesine, meni'ne, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 556 sayılı KHK'nın 66 maddesi uyarınca hesaplanacak 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili, karşı dava dilekçesine verdiği cevapta; karşı davacının talebinin yasal bir dayanağının bulunmadığını savunarak karşı davanın reddini talep etmiştir. CEVAP - KARŞI DAVA: Davalı vekili, müvekkili şirketin tekstil alanında faaliyet göstermekte olup, ....ve .... kıyafetleri konusunda uzmanlaşarak tasarımlarının haklı bir üne kavuştuğunu, müvekkili şirketin 24.02.2016 tarihinde "...." ve "...." mark...