6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen seçme ve yerleştirme hizmet sözleşmesi gereği, davalı tarafından müvekkili şirkete yönlendirilen personelin iş akdinin, sözleşmenin garanti hükümleri kapsamında, 59. günde sonlandırıldığını, davalı tarafından yeni personelde gönderilmediğini, buna rağmen davalının haksız fatura keşide ederek alacak talep ettiğini, müvekkiline hizmet verilmediğini ve ücrete hak kazanılmadığını, ancak davalının haksız takip başlattığını ve takibin usulsüz tebliğ ile kesinleştiğini, menfi tespit davasında arabulucuya başvurma zorunluluğu olmadığını belirterek borçlu olmadıklarının tespitini ve kötüniyetli takip nedeniyle davacının icra tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi, TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2227 Esas KARAR NO : 2020/594 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/06/2019 NUMARASI : 2019/350 Esas, 2019/556 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım) KARAR TARİHİ: 27/02/2020 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen seçme ve yerleştirme hizmet sözleşmesi gereği, davalı tarafından müvekkili şirkete yönlendirilen personelin iş akdinin, sözleşmenin garanti hükümleri kapsamında, 59. günde sonlandırıldığını, davalı tarafından yeni personelde gönderilmediğini, buna rağmen davalının haksız fatura keşide ederek alacak talep ettiğini, müvekkiline hizmet verilmediğini ve ücrete hak kazanılmadığını, ancak davalının haksız takip başlattığını ve takibin usulsüz tebliğ ile kesinleştiğini, menfi tespit davasında arabulucuya başvurma zorunluluğu olmadığını belirterek borçlu olmadıklarının tespitini ve kötüniyetli takip nedeniyle davacının icra tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi, TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu ve bu gereklilik yerine getirilmeden dava açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili yasal süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, menfi tespit davalarında ise, bir miktar alacağın tahsili talebi olmadığından arabulucuya başvurulmasına gerek olmadığını, ihtarname, davalının takip başlatması ve bunun üzerine eldeki davayı açmaları nedeniyle yargılama yapılmadan uyuşmazlığın çözümlenmesine imkan olmadığını, dava İİK'nın 72. maddesine dayalı olup İİK'da arabuluculuk şartı bulunmadığını, takip yapan davalı için arabuluculuk şartı getirilmezken menfi tespit davası açan müvekkili hakkında arabuluculuğa başvurma şartı aranmasının eşitlik ilkesine aykırı olacağını, davadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği kabul edilirse, arabuluculuk sürecinde davalının takibine devam edebileceğini ve müvekkilinin icra tehdidi altında kalacağını, ayrıca İİK'nın 72. maddesinde düzenlenen tedbirden yararlanma hakkını kullanamayacaklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Dava, hukuki niteliği itibariyle, İİK'nın 72.maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece, zorunlu arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı taraf karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 5/A maddesi eklenmişti...