Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2020/546 · K. 2022/109
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2020/546 K. 2022/109

E. 2020/546K. 2022/1092 Şubat 2022
iadetazminatbilirkişi raporumanevi tazminatsözleşme süresizarar tazminisözleşmenin feshiilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasımaddi zararsatış bedelisözleşme serbestisisözleşmeye aykırılıkyasal süremaddi ve manevi tazminatdelil tespitiihtirazi kayıtisim değişikliğiistinaf yoluistinaf başvurusunun kabulümaddi tazminatbedel tahsili
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında Ürün Tedarik Sözleşmesi çerçevesindeki ticari ilişkinin 2001 yılında başladığı, 2008 yılından itibaren sözleşmelerin müvekkili aleyhine matbu koşullar taşıdığı ve davalının dayatması ile müvekkilince imzalanmak zorunda kalındığı en son imzalanan sözleşmenin 2012 tarihli olup, 2013 yılı sözleşmesinin karşılıklı görüşmeler ve yazışmalara rağmen koşullarda anlaşma sağlanamaması nedeniyle imzalanamadığı, bu nedenle davalı tarafından 2012 tarihli sözleşmenin 11.10.2013 tarihli ihtarname ile haksız olarak feshedildiği, davalının sözleşmelere aykırı davranışı nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığı, 2008 ile 2013 yılları...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/546 KARAR NO: 2022/109 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İST. ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/02/2019 NUMARASI: 2014/673 Esas-2019/100 Karar DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2022 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında Ürün Tedarik Sözleşmesi çerçevesindeki ticari ilişkinin 2001 yılında başladığı, 2008 yılından itibaren sözleşmelerin müvekkili aleyhine matbu koşullar taşıdığı ve davalının dayatması ile müvekkilince imzalanmak zorunda kalındığı en son imzalanan sözleşmenin 2012 tarihli olup, 2013 yılı sözleşmesinin karşılıklı görüşmeler ve yazışmalara rağmen koşullarda anlaşma sağlanamaması nedeniyle imzalanamadığı, bu nedenle davalı tarafından 2012 tarihli sözleşmenin 11.10.2013 tarihli ihtarname ile haksız olarak feshedildiği, davalının sözleşmelere aykırı davranışı nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığı, 2008 ile 2013 yılları arasında piyasada genel kabul oranın % 30 olmasına rağmen taraflar arasındaki ilişkide geri dönüş oranının %54 oranına çıktığı, bu nedenle 361.867,00 TL, 2009-2013 ödenen mağaza açılışlarına karşılık ödenen bedellere göre ürünlerin rafta gereği gibi veya hiç teşhir edilmemesi nedeniyle davalının hak etmediği halde fazladan aldığı 117.158,00TL bedel, 6 yılda satışların devamlı düşüş gösterilmesinden kaynaklı 502.357,00 TL kar kaybı, anlaşmaya aykırı olarak ödenmek zorunda kalınan lojistik ve elleçleme bedeli için 26.677,63.-TL, davalının kötüniyetli davranışları ile satışlara ve markaya verdiği zarara karşılık 260.220,00TL ile ödeme vadelerinin 180 güne uzatılması nedeniyle 75 gün için 19.788,33TL olmak üzere toplam 1.288.067,96 TL maddi ve 100.000 TL manevi zararın fesih tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığı, 2008 ile 2013 yıllarında prim ve bedeller nedeniyle zarara uğradığı iddiasının dinlemeyeceği zira davacının buna ilişkin faturaları ihtirazi kayıtsız kabul ettiği gibi sonradan da bir itiraz da bulunmadığı, müvekkilinin sözleşmelere tek taraflı olarak hüküm koymadığı aksine karşılıklı anlaşma ile imzalandığı, sözleşmeye aykırı davranışlarının da olmadığı, taraflar arasında 2013 yılına ilişkin sözleşme koşullarında mutabakat sağlanamadığı, sözleşmenin imzalanması için gönderilen ihtara rağmen davacının gelmediği böylece davacının temerrüde düştüğü bu nedenle en son tarihli sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, davcının maddi zarar ve manevi zarar iddiasının haksız olduğu ve manevi tazminat koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece benimsenen kök ve 2. ek r...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 266

Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 353

Duruşma yapılmadan verilecek kararlar48

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2020/546 · K. 2022/109

2 Şubat 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

E. 2020/547 · K. 2022/124

9 Şubat 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

E. 2020/546 · K. 2022/42

19 Ocak 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2020/848 · K. 2022/709

2 Haziran 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2020/623 · K. 2022/48

20 Ocak 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

E. 2020/569 · K. 2022/71

27 Ocak 2022