Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında davalı okulun havalandırma sistemi, CCTV sistemi, telefon santrali, yangın alarm ve ihbar söndürme sistemi işlerinin yapılması hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin işleri tamamlayıp 21/12/2017 tarihli 260.000.00 TL ve 305.000.00 TL tutarlı faturaları gönderdiğini, davalı tarafın bu faturaları kaşe ve imza atılmak suretiyle teslim almasına ve kısmen ödemesine rağmen bakiye 85.000.00 TL'yi ödemediğini, icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin alacağına karşılık borçlunan taşınır ve taşınmaz mallarına, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1798 KARAR NO : 2018/1391 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/06/2018 NUMARASI : 2018/344 Esas, DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 31/10/2018 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında davalı okulun havalandırma sistemi, CCTV sistemi, telefon santrali, yangın alarm ve ihbar söndürme sistemi işlerinin yapılması hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin işleri tamamlayıp 21/12/2017 tarihli 260.000.00 TL ve 305.000.00 TL tutarlı faturaları gönderdiğini, davalı tarafın bu faturaları kaşe ve imza atılmak suretiyle teslim almasına ve kısmen ödemesine rağmen bakiye 85.000.00 TL'yi ödemediğini, icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin alacağına karşılık borçlunan taşınır ve taşınmaz mallarına, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek tutarda haciz konulmasına, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece verilen 22/06/2018 tarihli ara kararı ile, İcra ve İflâs Kanunu'nun 258/1 hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin "alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olmasının" yeterli olduğu, ihtiyati haciz talebinde bulunan davacı vekili tarafından alacaklı olduklarını gösterdiği iddia edilen delilin fatura olduğu, ancak irsaliye bilgilerinin bulunmadığı, fatura üzerinde alacaklı tarafından kayıt düşülmek suretiyle tek taraflı işlem yapıldığı, teslimata ilişkin delilin yetersiz olduğu, taraflar arasındaki borç ilişkisinin yargılamayı gerektirdiği gerekçeleriyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalının faturaları teslim aldığını, icra takibine kötüniyetle itiraz ettiğini belirterek, emsal kararlar gözetilerek ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Bu açıklamalar kapsamında somut olay incelendiğinde, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi karşısında, davacı iddiası ve dosyaya sunulan deliller göz önün...