MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 06/06/2017 NUMARASI: 2014/1620 E. 2017/562 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı dava dilekçesinde; davacı şirketin, yaptığı satışlar nedeniyle alacaklarının ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine cari hesap bakiyesi olan 50.000,00 TLnin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun vekili aracılığı ile 16.09.2014 tarihli itiraz dilekçesinde takip konusu borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde borca itirazına ilişkin herhangi bir açıklamaya ve gerekçeye yer verilmediğini, itirazın takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkilinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/207 KARAR NO: 2021/8 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 06/06/2017 NUMARASI: 2014/1620 E. 2017/562 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2021 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı dava dilekçesinde; davacı şirketin, yaptığı satışlar nedeniyle alacaklarının ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine cari hesap bakiyesi olan 50.000,00 TLnin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun vekili aracılığı ile 16.09.2014 tarihli itiraz dilekçesinde takip konusu borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde borca itirazına ilişkin herhangi bir açıklamaya ve gerekçeye yer verilmediğini, itirazın takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkilinin alacağını almasına engel olmak amaçlı ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek itirazın iptaline, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davaya yasal süresi içerisinde cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince; Davacı şirket ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti arasında 14/12/2013 tarihinde direkt satış sözleşmesi imzalandığı, davalının aynı sözleşme ile ilgili olarak 30/01/2014 tarihinde müşterek borçlu ve müteselsil kefalet sözleşmesini imzaladığı, davacının dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.den olan alacağının tahsili için davalı hakkında müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatına istinaden İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerinde takibin durduğu, davacının iş bu dava ile itirazın iptali ve takibin devamını talep ettiği, Kefalet sözleşmesinin yapıldığı tarihte davalının evli olduğu, kanun hükmünün üçüncü fıkrasındaki kefalette eş rızası gerektirmeyen hallerin gerçekleşmediği, bu durumda kefalet sözleşmesi yapıldığı tarihte evli olan davalının eşinin, kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce veya en geç kefalet sözleşmesinin kurulması anında rıza gösterildiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, bu durumda davalının kefaletinin geçersiz olduğu, kaldı ki, davalının kefalet sözleşmesinde el yazısı ile "sözleşme yapıldığı tarihten itibaren tüm yükümlülüklerimden feragat edeceğimi kabul ve beyan ederim" şeklinde beyanının bulunduğu, asıl borç sözleşmesinden sonraki tarihte yapılan kefalet sözleşmesinde davacının irade beyanı ve imzasının bulunmadığı, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasında geçerli bir borç ve kefalet ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 6102 Sayılı TTK'nun 702.maddesi hükmüne göre avalistin kimin için taahhüt altına girmişse onun gibi sorumlu olacağı...