Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Otel adlı işletmesi 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu kapsamında turizm işletme belgesine haiz bir işletme olduğunu, tesis elektrik tüketimleri yönünden davalı şirketin halen ... nolu abonesi olduğunu, halen yürürlükte olan kanunun 16. Maddesinde "turizm belgeli yatırım ve işletmeler elektrik, gaz ve su ücretlerini o bölgede snaayi ve meskenlere uygulanan tarifelerden en düşüğü üzerinden öderler" hükmünün yer aldığını, yasanın bu emredici hükmüne zaman zaman uymaktan imtina eden elektrik dağıtım kurumlarına ve sular idarelerine karşı turizm belgeli tesislerin açmış oldukları davaların lehlerine neticelendiğini belirterek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2019/1490 KARAR NO: 2020/1093 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2019 NUMARASI: 2016/734 E - 2019/393 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 08/10/2020 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Otel adlı işletmesi 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu kapsamında turizm işletme belgesine haiz bir işletme olduğunu, tesis elektrik tüketimleri yönünden davalı şirketin halen ... nolu abonesi olduğunu, halen yürürlükte olan kanunun 16. Maddesinde "turizm belgeli yatırım ve işletmeler elektrik, gaz ve su ücretlerini o bölgede snaayi ve meskenlere uygulanan tarifelerden en düşüğü üzerinden öderler" hükmünün yer aldığını, yasanın bu emredici hükmüne zaman zaman uymaktan imtina eden elektrik dağıtım kurumlarına ve sular idarelerine karşı turizm belgeli tesislerin açmış oldukları davaların lehlerine neticelendiğini belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilahare 51.990,11 TL fazla tahsilatın iadesi gerektiği tespit edildiğinden bilirkişi raporunda tespit edilen rakam üzerinden davalarını ıslah etmiş, talep miktarını artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taraflarına tebliğ edilen tebliğ zarfında yalnızca dava dilekçesinin yer aldığını, eklerin taraflarına tebliğ edilmediğini, davanın esastan reddinin gerektiğini, 4736 sayılı yasa ile Bakanlar Kurulu'na tanınan yetki üzerine 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile indirimli tarifeden yararlanan kişi ve kuruluşların belirlendiği, 233 sayılı KHK'nın 35. Maddesine göre de "teşebbüs, müessese, bağlı ortaklıklar ile işletmelerde üretilen mal ve hizmet fiyatlarını tespitte serbest olduğu ve fiyatların gerektiğinde Bakanlar Kurulunca tespit edilebileceği, görevden doğan zararların da hazinece karşılanacağı" hüküm altına alındığı, ancak 02/04/2004 ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile TEDAŞ ve Bağlı Ortaklıkları özelleştirme kapsam ve programına alınarak 4046 sayılı özelleştirme yasasına gabi bir şirket haline getirilerek 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının mesnet aldığı 233 sayılı KHK kapsamı dışında bırakıldığını, bu nedenle de Hazine Müsteşarlığının 14/05/2004 tarihli yazısı ile 02/04/2004 tarihinden sonraki görev zararlarının Hazine Müsteşarlığı bütçesinden karşılanma olasılığının kalmadığının bildirildiğini, hal böyle olunca TEDAŞ Yönetim Kurulunca 28/07/2004 tarih ve 25-597 sayılı kararı ile ve Hazine Müsteşarlığının 14/05/2004 tarih ve 28727 sa...