Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, yayının hukuka aykırı olduğunun tespitine dair hükme karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait ... TV kanalında yayınlanan "..." isimli programın 02 Nisan 2018 ve devamı günlerindeki bölümlerinde müvekkili ...'nün kaybolan ...'i ortadan kaldırdığının, entegre tesislerde kıyma makinasına atıldığının iddia edildiğini öne sürerek kişilik haklarına saldırının önlenmesi ve saldırının hukuka aykırı olduğunun tespiti ile müvekkilleri hakkında ihtiyaten yayının durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan yayının hukuka ve yayıncılık ilkelerine uygun olduğunu, davacının kişilik...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
... KARAR TARİHİ : 21/03/2022
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/01/2022 NUMARASI ..... DAVANIN KONUSU : Tespit
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, yayının hukuka aykırı olduğunun tespitine dair hükme karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait ... TV kanalında yayınlanan "..." isimli programın 02 Nisan 2018 ve devamı günlerindeki bölümlerinde müvekkili ...'nün kaybolan ...'i ortadan kaldırdığının, entegre tesislerde kıyma makinasına atıldığının iddia edildiğini öne sürerek kişilik haklarına saldırının önlenmesi ve saldırının hukuka aykırı olduğunun tespiti ile müvekkilleri hakkında ihtiyaten yayının durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan yayının hukuka ve yayıncılık ilkelerine uygun olduğunu, davacının kişilik haklarının ihlal edilmediğini, kayıp vakıasının davacı yönünden de incelenmesinin, gerek soruşturma dosyası gerekse konu hakkında bilgi veren kişilerin ifadeleriyle birlikte ele alındığında gerçeklik ve güncellik kriterlerini sağladığını, toplumsal ilgi ve kamu yararı bulunduğunu, yapılan yorum ve beyanların basın özgürlüğü çerçevesinde kaldığını, eleştiri sınırlarını aşar boyuta varmadığını, program sunucusunun tek tarafın beyanına itibar etmediğini, davacıyı zan altında bırakmamaya özen gösterdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu edilen yayınlarda ... kaybolmuş olmakla birlikte kim tarafından öldürüldüğü bilinmediği halde davacı ...'nün isminin duyurulduğu, programlarda bina üzerindeki firma/ şirket ismi flulaştırılsa bile uydu görüntüsü eşliğinde konumunun verildiği, uydu görüntüsü üzerindeki işyeri maketi üzerine ... A.Ş. yazıldığı, programdaki konuşmalarla birlikte şirketin isminin anlaşıldığı, ...'in davacı şirkete ait işyerinde ... tarafından öldürüldüğü hususunda tespitler yapıldığı, öldürülme ile ilgili kesin tespitlerden sonra öldürülme şekline ilişkin de değerlendirmelerde bulunulduğu, aynı zamanda davacı ... ile ...'in suç ortağı olduklarına dair tespitlere de yer verildiği, yayının gerçekliğe uygun olmadığı, doğrudan olgu isnadı biçiminde kesin yargı içeren haberlerin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi, davalı tarafça dosyaya isnadını ispata yarar kesin ya da kanaat uyandırıcı somut bir delil sunulmadığı, bu kapsamda davacının kişilik haklarının ihlal edildiği, Anayasanın 38. maddesinin dördüncü fıkrasında suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz şeklinde ifadesini bula...