Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili firma ile davalı banka arasında 16.04.2009 tarihinde 2.000.000 TL limitli grup genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye dayalı olarak 144 proje kredi no ile 17.05.2011 tarihinde 52 ay vadeli 1.394.348,88 TL, 145 proje kredi no ile 29.09.2011 tarihinde 36 ay vadeli 300.000 TL, 146 proje kredi no ile 15.12.2011 tarihinde 24 ay vadeli 250.000 TL tutarlarında olmak üzere toplam 3 adet kredi kullanıldığını, müvekkilinin 31.05.2013 tarihinde davalı bankaya başvurarak kredilerinin tamamını erken kapamak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1747 KARAR NO : 2020/518 KARAR TARİHİ: 09/06/2020 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/05/2019 NUMARASI : 2015/1211- 2019/560 E.K DAVANIN KONUSU: Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili firma ile davalı banka arasında 16.04.2009 tarihinde 2.000.000 TL limitli grup genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye dayalı olarak 144 proje kredi no ile 17.05.2011 tarihinde 52 ay vadeli 1.394.348,88 TL, 145 proje kredi no ile 29.09.2011 tarihinde 36 ay vadeli 300.000 TL, 146 proje kredi no ile 15.12.2011 tarihinde 24 ay vadeli 250.000 TL tutarlarında olmak üzere toplam 3 adet kredi kullanıldığını, müvekkilinin 31.05.2013 tarihinde davalı bankaya başvurarak kredilerinin tamamını erken kapamak istediğini, erken kapatma indirimden yararlanmak istediğini belirttiğini, davalı tarafın cevabında, erken kapamanın ancak tüm risk miktarının yatırım hesabına bloke edilmesi halinde onay alınabileceğini, erken kapamada hiçbir indirim yapılamayacağını, paranın hesapta bloke olarak tutulacağını belirttiğini, müvekkili tarafından erken kapamayı sağlamak için vade sonunda ödenmesi gereken tüm paranın 26.06.2013 tarihinde davalı bankaya yatırıldığını, davalı bankanın yapılan bu tahsilat karşılığında genel kredi sözleşmesi için alınan taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekettiğini, ancak yatırılan nakit tutarı bloke hesaba aldıktan sonra kredilerin itfa planındaki vadelerde taksitleri tahsil etmeye devam ettiğini, dolayısıyla davalı bankanın erken kapama indirimi uygulamadığı gibi, krediyi kapatma yoluna gitmeyerek nakit karşılığı krediye dönüştürdüğünü, paranın nemasız olarak bankada cari hesapta bloke edilmeye devam edildiğini, günümüzde aylık vadeli mevduat faizinin %10 olduğu bir ekonomik ortamda basiretli bir tacirin parasının faizsiz şekilde değerlendirilmesinin düşünülemeyeceğini, her ne kadar katılım bankaları murabaha şeklinde ( gerçek bir malı satıcıdan peşin alıp o malı vadeli almak isteyen müşteriye taksitle satmak suretiyle ) finansmanda bulunur ise de, taraflar arasındaki kredi ilişkisinin diğer bankaların kullandırdıkları ticari krediler ile örtüştüğünü, sonuç olarak davalı bankanın 26.06.2013 tarihinde tüm kredi tutarını tahsil ettiği halde tahsil ettiği 1.500.000 TL tutarı blokeli hesapta nemasız bir şekilde bekleterek ve müvekkili şirkete kullandırdığı 3 kredi hesabına kar payı tahakkuk ettirerek müvekkilinin zararına neden olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kredi hesabının kapatılmasına, 26.06.2013 tari...