Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan takipten önce açılan menfi tespit talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin dava konusu teminat senedinin 29/07/2021 vade tarihli olması dolayısı ile icra takibi açılmasının önlenebilmesi adına öncelikle teminatsız olarak takibin durdurulmasın mahkeme aksi kanaatte ise; İİK 72/2 maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında fason dezenfektan yapımı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/2811 KARAR NO: 2021/1965 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/07/2021 NUMARASI: 2021/474 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: Takipten önce açılan menfi tespit KARAR TARİHİ: 20/10/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan takipten önce açılan menfi tespit talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin dava konusu teminat senedinin 29/07/2021 vade tarihli olması dolayısı ile icra takibi açılmasının önlenebilmesi adına öncelikle teminatsız olarak takibin durdurulmasın mahkeme aksi kanaatte ise; İİK 72/2 maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında fason dezenfektan yapımı konusunda anlaşma yapıldığını, taraflarca anlaşma yapılan dönemin, pandeminin en yoğun yaşandığı dönemler olması dolayısı ile alkol sıkıntısı olduğunu, müvekkili firmanın siparisi doldurmaya başlayacağını söyleyerek avans para gönderilmesini istediğini, davalı firmanın müvekkiline 25.000 Dolar karşılığı o günkü kurdan 162.500,00 TL gönderdiğini, hemen kendi markası altında acil üretim yapılmasını istediğini, müvekkilin de hemen özel olarak etiket koli hammadde vs siparislerini geçtiğini, taraflarca yapılan bu anlaşma zamanında dezenfektan üretimi serbest iken; Sağlık Bakanlığınca anlaşma konusu ürünlerin üretiminin müsaadesinin kendi bünyesine alındığını, akabinde tarafların anlaştığı üzere; davalı firma yetkilileri ile müvekkili firmanın kimya mühendisi arasında yazışmaların devam ettiğini, bu arada da müvekkilinin siparişi üretime başladığını, devamlı olarak Sağlık Bakanlığı'nın istemiş olduğu evrakların toplanması için müvekkil firmanın kimya mühendisi ve labaratuar çalışanlarının uğraştığını, davalı tarafın da onayı ile üretime devam ettiğini, bu sürecin aylar sürdüğünü ve müvekkilinin tüm sipariş edilen ürünleri üretmesine rağmen; üretilen malın bedelinin, gönderilen avansın çok çok üzerine çıktığını, ilerleyen zamanlarda müvekkili firmanın 3000 ve/veya 4000 Dolara aldığı alkol piyasada bollaştığı zaman 1500 Dolarlara düştüğünü ve piyasada dezenfektan talebi sahte alkol nedeni ile dezenfektan satışı ve halkın kullanımının azaldığını, üretilen malların satışı için müsaade izni çıkmadığı gibi; mala talep ve üretilen malların satış fiyatının da azaldığını, bu sebeple de müvekkilinin zararının da maliyetinden daha fazla olduğunu, devam eden süreçte davalı firma yetkilisi ...'nin müvekkilini arayıp şirkete kayyum atandığını, zor durumda...