DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2020 Davanın kısmen kabulüne yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı için uluslararası taşıma işi yaptığını, ancak buna ilişkin düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, davalının itirazından sonra asıl alacağı ödeyerek işlemiş faizi, icra masraflarını ve diğer feri alacaklar ile bunlara işleyecek faizi ödemekten kaçındığını, uluslararası taşımalarda ödeme vadesinin kanunla belirlendiğini, TTK 870.m. uyarınca ödemenin peşin yapılması gerektiğini, ticari örf ve adetin de bu yönde olduğunu, faturalarda yer alan ve doğrudan hesaba havale anlamını taşıyan rimessa...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1475 KARAR NO: 2020/512 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/04/2018 NUMARASI: 2016/1143 Esas- 2018/403 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2020 Davanın kısmen kabulüne yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı için uluslararası taşıma işi yaptığını, ancak buna ilişkin düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, davalının itirazından sonra asıl alacağı ödeyerek işlemiş faizi, icra masraflarını ve diğer feri alacaklar ile bunlara işleyecek faizi ödemekten kaçındığını, uluslararası taşımalarda ödeme vadesinin kanunla belirlendiğini, TTK 870.m. uyarınca ödemenin peşin yapılması gerektiğini, ticari örf ve adetin de bu yönde olduğunu, faturalarda yer alan ve doğrudan hesaba havale anlamını taşıyan rimessa diretta tabirinin de kanun hükmüne uygun anlaşma yapıldığını gösterdiğini, davalı itirazının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin 1.448,63-Euro işlemiş faiz, icra masrafları ve vekalet ücreti yönünden ve tüm alacaklara fatura tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmek suretiyle devamına, %20 icra inkar tazminatına, HMK 329/1 ve AAÜT 23. m. uyarınca davalının müvekkilinin vekiliyle kararlaştırdığı vekalet ücretini ödemesine ve disiplin cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, icra takibine konu faturaların yabancı dilde olması ve şirket kayıtlarında detaylı inceleme yapılamaması nedeniyle borcun tamamına itiraz edildiğini, ancak itirazdan çok kısa bir süre sonra asıl alacağın tamamının ödendiğini, davacının işlemiş faiz talebinin ise haksız olduğunu, zira müvekkilinin takip öncesinde temerrüde düşürülmediğini, davacının icra inkar tazminatı talebi ile diğer taleplerinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça fatura alacağının tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiği, fakat takipten sonra ve iş bu davadan önce asıl alacak tutarının ödendiği, davacı tarafça işlemiş faize ilişkin yapılan itirazın iptali talep edilmişse de davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme de olmadığından belirlenmiş bir vadenin de bulunmadığı, bu itibarla takip tarihi itibariyle davacının 1.448,63 Euro işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, fakat takip tarihi ile asıl alacağın ödeme tarihi arasındaki zaman diliminde iş...