Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete ait kumaşların pantolon olarak dikilip kendilerine teslim edilmesi konusundaki ticari ilişki nedeniyle 22.784,00 TL alacakları bulunduğunu, iş bu alacağa karşılık davalı tarafından 13.000,00 TL ödemede bulunduğunu, bakiye 9.414,61TL'nin ödenmediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından fason olarak dikimi yapılan pantolonların ayıplı olarak üretildiğini, bu hususu davacı tarafa süresinde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/429 KARAR NO : 2020/563 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2019 NUMARASI : 2018/1077 Esas, 2019/1139 Karar, DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 09/06/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete ait kumaşların pantolon olarak dikilip kendilerine teslim edilmesi konusundaki ticari ilişki nedeniyle 22.784,00 TL alacakları bulunduğunu, iş bu alacağa karşılık davalı tarafından 13.000,00 TL ödemede bulunduğunu, bakiye 9.414,61TL'nin ödenmediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından fason olarak dikimi yapılan pantolonların ayıplı olarak üretildiğini, bu hususu davacı tarafa süresinde bildirdiklerini, ayrıca ayıp nedeniyle kendi müşterisine 6.647,78 Euro indirim yapmak zorunda kaldığını, zararına karşılık davacı adına fatura düzenlediklerini, bu bağlamda ayıplı üretim nedeniyle davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, ayıplı imalat nedeniyle davalı tarafın muhatabı olan müşteriye 6.647,78 Euro indirim yapmak zorunda kaldığı, bu indirim tutarı dikkate alındığında davacı tarafın ödenmeyen bakiye olarak herhangi bir alacağı kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin ise koşulları oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davacı tarafça yerel mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemiz'in 24/10/2018 tarih ve 2017/1085 esas 2018/1374 karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafından düzenlenen 22.784,39 TL bedelli yedi adet faturada toplam 3893 adet ürün teslim edilmiş olmasına rağmen, dosya kapsamında alınan 26/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda yalnızca davalı elinde bulunan 70 adet ürünün incelendiği, mahkemece tanık beyanlarını esas alarak tüm ürünlerin ayıplı olduğu yönünde görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesinin yerinde olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı konusunda tanık dinlenmesi mümkün olmasına rağmen, ayıbın varlığı ile niteliği ve miktarı konusunda tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, ayıba ilişkin incelemenin bizatihi ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin tümü üzerinde uzman bilirkişi tarafından yapılarak, ürünlerin hangilerinin ayıplı olduğu, ayıbın kapsam ve derecesi ile bedelinin tespiti gerektiği, bilirkişinin ürünleri bizza...