Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı dava dilekçesi ile; davalı ile oturdukları binaların temel drenajı, izolasyon, mantolama ve çatı işlerine ilişkin olarak 05.07.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, kendisine düşen 9.851,00 TL payın 1.970,00 TL'sini peşin ödeyip kalanı için 800,00 TL bedelli 9 adet bono ile 681,00 TL bedelli bono verdiğini, ancak davalının işi tamamlamadığını, bu arada 2 adet senet bedelini ödediğini belirterek, toplam 6.281,00 TL bedelli bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davanın esası bir paranın ödenmesine ilişkin olmakla, menfi tespit şeklinde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1409 KARAR NO : 2020/1630 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/02/2020 NUMARASI : 2019/914 Esas, 2020/202 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 30/12/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı dava dilekçesi ile; davalı ile oturdukları binaların temel drenajı, izolasyon, mantolama ve çatı işlerine ilişkin olarak 05.07.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, kendisine düşen 9.851,00 TL payın 1.970,00 TL'sini peşin ödeyip kalanı için 800,00 TL bedelli 9 adet bono ile 681,00 TL bedelli bono verdiğini, ancak davalının işi tamamlamadığını, bu arada 2 adet senet bedelini ödediğini belirterek, toplam 6.281,00 TL bedelli bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davanın esası bir paranın ödenmesine ilişkin olmakla, menfi tespit şeklinde borçlu olduğu iddia edilen kişi tarafından açılması durumunda da arabuluculuğa tabi olacağı, davada davacı tarafından arabulucuya başvuru yapılmış olsa da arabuluculuk tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylı örneğinin sunulmadığı sabit olup, yasa gereği verilen kesin süreye rağmen de sunulmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı istinaf başvuru dilekçesi ile; dosyada arabuluculuk tutanağının bilgilerinin bulunduğunu; aslının mahkemece arabuluculuk bürosundan istenebileceğini, mahkemece araştırma yapılmadan verilen kararın yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinde "Bu Kanun'un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü düzenlenmiştir. 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesinde ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usuldenreddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yapılmıştır.Somut olayda, mahkemece 10/12/2019 tarihli tensip tutanağında, davacıya ...