DAVA : Şirket Ortağı Olmadığının Tespiti ve Alacak İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 01/06/2021 YAZIM TARİHİ : 09/06/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olmadığının tespiti ve alacak davasında 11/03/2020 tarihinde tesis edilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı tarafından davalı şirkete para yatırıldığını, davalı şirket temsilcileri tarafından para yatırılırken, davacının davalı şirkete ortak olacağı, yatırılan para karşılığında yüksek kazanç elde edeceği ve yatırdığı paranın istendiğinde kendisine iade edileceği konusunda davacıya güven telkin edildiğini, davalı holdingin grup şirketleri bünyesinde barındırdığını,...
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ... KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2020 NUMARASI : ... Esas ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALILAR : 1- ... : 2- ... : 3- ... : 4- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Şirket Ortağı Olmadığının Tespiti ve Alacak
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 01/06/2021 YAZIM TARİHİ : 09/06/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olmadığının tespiti ve alacak davasında 11/03/2020 tarihinde tesis edilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı tarafından davalı şirkete para yatırıldığını, davalı şirket temsilcileri tarafından para yatırılırken, davacının davalı şirkete ortak olacağı, yatırılan para karşılığında yüksek kazanç elde edeceği ve yatırdığı paranın istendiğinde kendisine iade edileceği konusunda davacıya güven telkin edildiğini, davalı holdingin grup şirketleri bünyesinde barındırdığını, davacının yatırdığı paraları geri istediğinde davalı şirketin ödeme yapmadığını, diğer davalıların da davalı şirketin (ve birleşmeden önceki alt grup şirketlerin) (önceki) yöneticisi olduğunu, davalı şirket ile birlikte davacıya karşı sorumlu olduklarını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile davacının davalı şirkete yatırdığı paralardan dolayı şimdilik, davalı tarafa verilen para nedeniyle 10.000 TL'nin davalı tarafa verildiği tarihten önce (ödeme tarihinden) itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı şirket ve tüzel kişiler vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının gerçek kişilere karşı husumetinin olmadığını, konu hisse senetlerini üçüncü şahıstan devraldığını, davacı iradesinin baştan beri ortaklık ilişkisinin tesisi olduğunu, hisselerin yıllardır kendisinde bulunduğunu, davanın hak düşürücü ve zamanaşımı süreler yönünden reddi gerektiğini, davanın 22 yıl sonra ikame edildiğini, iddialarının kendi içinde çeliştiğini, atıfta bulunan ceza dava kararlarının incelendiğinde iddiaların gerçek dışı olduğunun görüleceğini, davalı şirkete yapılan bir ödemenin söz konusu olmadığını, bu iddiaların HMK 200 maddesi gereğince yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, iddialara itibar edilerek haksız fiil hükümlerinin uygulanması durumunda MÖHUK'a göre Türk Hukuku yerine işlemin gerçekleştiği yer hukukunun uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunduğu görülmüştür. İLK D...