Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, 225.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; araçta yolcu olarak bulunan ve emniyet kemeri takmaması ile yaralanması arasında doğrudan nedensellik bağı bulunan davacıya kusur atfedilmesi gerektiğini; davacının müterafik kusuru nedeniyle de hükmolunan tazminattan indirim yapılmamasının hatalı olduğunu; hatır taşıması sırasında oluşan kaza nedeniyle tazminattan %25 oranında indirim yapılması gerekirken %10 oranında hatır taşıması indirimi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/2494 KARAR NO: 2021/1416 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ TARİHİ: 21/06/2018 NUMARASI: 2015/993 (E) 2018/650 (K) DAVANIN KONUSU: Bedensel zarar tazminatı KARAR TARİHİ: 13/10/2021 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, 225.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; araçta yolcu olarak bulunan ve emniyet kemeri takmaması ile yaralanması arasında doğrudan nedensellik bağı bulunan davacıya kusur atfedilmesi gerektiğini; davacının müterafik kusuru nedeniyle de hükmolunan tazminattan indirim yapılmamasının hatalı olduğunu; hatır taşıması sırasında oluşan kaza nedeniyle tazminattan %25 oranında indirim yapılması gerekirken %10 oranında hatır taşıması indirimi uygulanmasının yerinde olmadığını; ilk dava değeri yönünden dava tarihinden, ıslah edilen tutar yönünden ise ıslah tarihi itibarıyla faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununu (HMK) 355'inci maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularla ve ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Herhangi bir çıkar karşılığı olmayan hatır taşıması nedeniyle 6098 sayılı TBK'nin 51'inci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Yakın aile bireylerinde olduğu gibi maddi ve manevi menfaattin bulunduğu akrabalar arasındaki ücretsiz taşıma ahlaki bir ödev niteliğinde olduğundan, belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılamaz. Dava dosyasına eklenen soruşturma belgelerinin incelenmesinde; davacı ...'in olayın meydana geldiği 12/07/2012 günü Akdere köyünden yaylaya çıkmak amacıyla dava dışı ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobile ... ve ... ile bindikleri, kazanın ise yayla yolunda seyir halinde bulundukları sırada meydana geldiği, böylece somut olayda davacıyı taşıyan sü...