Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1 yıllık sözleşme süresinin ve taahhüt verilen sürenin dolmasından sonra, mevcut olan serbest tüketici olma hakkını ... AŞ ile ikili anlaşma yapmak suretiyle kullandığını, sözleşme ve taahhüt süresi bitmiş olmasına rağmen davalı şirketin, fesih tazminat bedeli adı altında 13/11/2017 tarihli 84.564,00 TL tutarında fatura tanzim ederek gönderdiğini, faturanın böyle bir borcun mevcut olmadığı gerekçesi ile usulüne uygun bir şekilde e-fatura sistemi üzerinden davalı şirkete iade edildiğini, nitekim 02/09/2015 tarihli sözleşmenin uzaması halinde taraflar arasındaki taahhütname durumuna ilişkin herhangi bir düzenleme, taahhütname metni...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/983 KARAR NO : 2018/511 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/90 E ARA KARAR TARİHİ : 05/02/2018 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) KARAR TARİHİ : 07/05/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1 yıllık sözleşme süresinin ve taahhüt verilen sürenin dolmasından sonra, mevcut olan serbest tüketici olma hakkını ... AŞ ile ikili anlaşma yapmak suretiyle kullandığını, sözleşme ve taahhüt süresi bitmiş olmasına rağmen davalı şirketin, fesih tazminat bedeli adı altında 13/11/2017 tarihli 84.564,00 TL tutarında fatura tanzim ederek gönderdiğini, faturanın böyle bir borcun mevcut olmadığı gerekçesi ile usulüne uygun bir şekilde e-fatura sistemi üzerinden davalı şirkete iade edildiğini, nitekim 02/09/2015 tarihli sözleşmenin uzaması halinde taraflar arasındaki taahhütname durumuna ilişkin herhangi bir düzenleme, taahhütname metni içerisinde yer almadığından, taahhüt süresinin 02/09/2015 tarihinden başlayıp, 02/09/2016 tarihinde sona erdiğini, öncelikle müvekkili şirketin haksız yere borçlandırılması sonrasında olası yeniden yaşanacak elektrik kesintileri ve bir icra takibi neticesinde telafisi imkansız maddi ve manevi zarara uğramasının engellenmesi adına ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini, yargılama neticesinde davanın kabulü ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince, 05/02/2018 tarihli ara karar ile; HMK'nın 389. maddesindeki şartları taşımadığından, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, ara karara karşı davacı vekili süresi içinde istinafa başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında tanzim edilen sözleşmenin ve taahhüt edilen sürenin dolmasına rağmen fesih tazminat bedeli adı altında davalı tarafça haksız olarak 13.11.2017 tarihli 84.564,00 TL tutarında bir fatura düzenlenerek, davacı şirkete gönderildiğini, süreçte haksız olarak davalı şirket tarafından defalarca kez elektrik kesme işlemi yapılması için gelindiğini ve defalarca bu tehdit altında üretim işlerinin aksaması korkusu ile karşı karşıya kaldığını, davalı tarafından devamında yapılabilecek olası elektrik kesme işlemleri ve/veya bu kesme işlemleri hakkında yapılacak olası tehditler ve haksız olarak tanzim edilen faturaya ilişkin başlatılacak icra takipleri açısından bir zararın oluşmaması adına, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/90 E sayılı dosyasında açılan menfi tespit istemli davada ihtiyati tedbir talep edildiğini, ancak mahkeme tarafından HMK 389. maddesindeki şartları taşımadığından bahisle ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, kararın açıkça yasaya ve usule aykırı olduğunu be...