Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 19/01/2010 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede davalıların edimlerini yerine getirmediğini belirterek bu nedenle 28/09/2025 yılına kadar davacı şirket lehine intifa tesis edilmesi yanısına sözleşmeye aykırılıktan dolayı mahrum kalınan kira bedelinin tahsilini talep etmiş ise de, daha sonra ıslah dilekçesi ile, belirsiz alacak davası olarak davacı zararı olduğu ileri sürülen şimdilik 70.000,00 TL 'nin 28/09/2015 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve mütesilsilen tahsilini, ayrıca davalının menkul ve gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki alacakları, hakları ve araçları üzerine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/1572 KARAR NO : 2019/58 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 24/01/2018 NUMARASI : 2016/1100 E DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 22/01/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 19/01/2010 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede davalıların edimlerini yerine getirmediğini belirterek bu nedenle 28/09/2025 yılına kadar davacı şirket lehine intifa tesis edilmesi yanısına sözleşmeye aykırılıktan dolayı mahrum kalınan kira bedelinin tahsilini talep etmiş ise de, daha sonra ıslah dilekçesi ile, belirsiz alacak davası olarak davacı zararı olduğu ileri sürülen şimdilik 70.000,00 TL 'nin 28/09/2015 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve mütesilsilen tahsilini, ayrıca davalının menkul ve gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki alacakları, hakları ve araçları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. Mahkeme 03/11/2017 tarihli dilekçe ile talep edilen ihtiyati haciz kararı yönünden, davanın tahkikat aşamasında, bilirkişi raporu alınmadığı, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılama ile belirlenebilir nitelikte olup bu aşamada İİK 257.maddesindeki koşullar oluşmadığı gerekçesi ile; "İhtiyati haciz talebinin reddine"karar vermiştir.Mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. İstinaf dilekçesinde; alacağın varlığında davalıların sorumlu olduğunun açık olduğunu, davalı tarafça gayrimenkul satış sözleşmesinin şekil şartı eksikliği nedeniyle geçersiz olduğunun ileri sürülmesine rağmen şekle aykırılık ile hakkın kötüye kullanılması yasağının çatışması durumunda hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralına üstünlük tanındığını, davada ihtiyati haciz talep şartlarının oluştuğunu, alacağın bilirkişi marifetiyle hesaplanacak olmasının davalıların doğmuş fakat ifa edilmemiş borçlarının var olduğu gerçeğini değiştirmediğini, davalıların sözleşmesel borçlarının vadesinin geldiğini, zararların tazmininin imkansız hale gelme ihtimalinin bulunduğunu, somut olayda sözleşmenin tarafı gerçek kişilerin, malik tüzel kişinin yetkilileri olması karşısında, davalı tüzel kişiliğin sözleşme iddiasının da yerinde olmadığı, aynı zamanda alacağın varlığının belirlenmesi gerektiği iddiasının da hukuka aykırı olduğunu belirterek ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak talepleri gibi ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.Davada, öncelikle intifa ve kira alacağına ilişkin talebin ıslahla zarar tazminine dair alacağa dönüştürüldüğü, gayrimenkulün tapu kaydında ise taşınmazın davacı ..şirketi tarafından davalı .... AŞ'ye 13/10/2010 tarihinde resmi olarak satıldığı ve bu ta...