Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen faturalarda, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli vs adı altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden 1.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/84 KARAR NO : 2019/442 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2017 NUMARASI : 2015/168 E - 2017/724 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 20/03/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen faturalarda, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli vs adı altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden 1.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece davanın reddine dair kesin olarak karar verilmiştir. Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde özetle; dava konusu bedellerin Yargıtay içtihatlarına ve hukuka aykırı olarak tahsil edildiğini, mahkemenin yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın Anayasa'ya aykırılığı ile ilgili olarak yapılan başvuruların sonuçlanmasının beklenmediğini, bu yasanın getirdiği düzenlemenin kanunların geriye yürümezliği şeklindeki Anayasal ilkeyi ve hak arama özgürlüğünü ihlal ettiğini, dava tarihinde haklı olmaları sebebiyle lehine vekalet ücreti ile yargılama gideri verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkeme bu kez 25/10/2017 tarihli ek kararla ,HMK 346.madde gereği verilen kararın kesin olması sebebiyle davacının istinaf talebinin reddine karar vermiştir.Davacı vekili bu karara karşı istinaf talebinde bulunarak istinaf dilekçesinde, öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bu nedenle kararın kesin olmadığını, önceki istinaf sebeplerini de tekrarla kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, aboneden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bir kısım bedellerinin haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı talebine ilişkindir.Öncelikle davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek dava değerinin 1.000 TL olduğu gerekçesi ile kararın kesin olduğunun kabulü ve kesin karar sebebiyle istinaf talebinin reddine dair mahkemenin ek kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. Zira, davacı yönünden kesinlik alacağın tamamına göre belirlenecektir. İstinaf talebinin reddine dair 25/10/2017 tarihli ek kararın kaldırılması gerekmiştir.Esas kararın istinaf incelemesine gelin...