Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 24/03/2015 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin davalının talep ettiği makineyi imal ederek çalışır şekilde teslim ettiğini, 04/02/2016 tarihli mutabakat ile davalının 130.000 euro borçlu olduğunu kabul ettiğini, bu tarihten sonra sadece 10.000 euro ödeme yaptığını, bakiye 120.000 euronun halen ödenmediğini, alacağın teminata bağlanmadığını, davalının borçtan kurtulmak amacıyla mevcudunu azaltıcı girişimlerde bulunduğunun öğrenildiğini, makinelerin randımanlı çalışmadığı iddiasının doğru olmadığını, teslim ve kurulumun eksiksiz yapıldığını, kesin kabulün...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/506 KARAR NO : 2019/342 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2018 NUMARASI : 2018/872 Esas, Derdest DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/03/2019 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 24/03/2015 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin davalının talep ettiği makineyi imal ederek çalışır şekilde teslim ettiğini, 04/02/2016 tarihli mutabakat ile davalının 130.000 euro borçlu olduğunu kabul ettiğini, bu tarihten sonra sadece 10.000 euro ödeme yaptığını, bakiye 120.000 euronun halen ödenmediğini, alacağın teminata bağlanmadığını, davalının borçtan kurtulmak amacıyla mevcudunu azaltıcı girişimlerde bulunduğunun öğrenildiğini, makinelerin randımanlı çalışmadığı iddiasının doğru olmadığını, teslim ve kurulumun eksiksiz yapıldığını, kesin kabulün davalı tarafça kötüniyetle imzalanmadığını, ayıplı teslim olmadığı gibi ayıp ihbarı da yapılmadığını, yapılan icra takibine itiraz edildiğinden takibin durduğunu belirterek, davalının imzalı borç ikrarına dayalı olarak öncelikle İİK'nın 258. Maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ayıplı makine için kesin kabulün yapılmadığını, eksikleri nedeniyle makinenin en baştan beri kullanılamadığını, eksiklerin giderilmesi için davacıya 17/10/2016 tarihli ihtar gönderildiğini, ancak cevap verilmediğini, döviz kurunun artması üzerine kötüniyetli olarak takip yapıldığını, ihtiyati hacizin ve icra inkar tazminatının şartlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 19/09/2018 tarihli ara kararı ile, davacının ihtiyati haciz talebinin, iddia olunan alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, dava tarihi itibariyle iddianın esası yönünden yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı anlaşılmakla bu aşamada reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dosyaya sunulan mutabakat mektubu ile davalının o tarih itibariyle 130.000 euro borcu olduğunu kabul ettiğini, mutabakat mektubunun alacağın varlığı konusunda kanaat oluşturması için yeterli olduğunu, İİK'nın 257/1 maddesindeki şartların oluştuğunu, alacağın teminatı bulunmadığını, davalı aleyhine bir çok icra takibi başlatıldığını ve borçtan kurtulma kastı ile mevcudunu eksiltmek için işlemler yapıldığı istihbaratının alındığını, dosyaya sunulan teminat mek...