Davacı ve davalı vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 1992 yılında davalı kooperatife ortak olduğunu, ancak 10.04.2002 günlü yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan çıkarıldığını, haksız çıkarma kararına karşı açılan iptal davasının yargı süreci sonunda lehine sonuçlanarak çıkarma kararının iptal edildiğini ve Yargıtay tarafından da onaylandığını, ancak bu süreç zarfında davacının yerine yeni ortak alındığını, çekilen kuraya müvekkilinin davet edilmediğini, müvekkilinin mağdur edildiğini, çekilen ihtarlardan...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2018/497 KARAR NO : 2021/510 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 21.11.2017 ESAS-KARAR NUMARASI : ......... Davacı ve davalı vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 1992 yılında davalı kooperatife ortak olduğunu, ancak 10.04.2002 günlü yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan çıkarıldığını, haksız çıkarma kararına karşı açılan iptal davasının yargı süreci sonunda lehine sonuçlanarak çıkarma kararının iptal edildiğini ve Yargıtay tarafından da onaylandığını, ancak bu süreç zarfında davacının yerine yeni ortak alındığını, çekilen kuraya müvekkilinin davet edilmediğini, müvekkilinin mağdur edildiğini, çekilen ihtarlardan da bir sonuç alınmadığını, dolayısıyla Yargıtay'ın yerleşik kararları gereği TEFE oranları üzerinden tazminat hesaplanması gerektiğini, 19.10.2014 günlü genel kurulda konutların mülkiyetinin ortaklara devredilmesi kararı alındığını, bu yolla davalının elinde konut kalmayacağını beyan ederek şimdilik 15.000,00-TL tutarındaki tazminatın ihtar çekilerek temerrüde düşürüldüğü 01.06.2012 tarihinden itibaren; kabul görmemesi halinde dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının ortaklık yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu maksatla Ankara 30. Noterliği'nden 12.03.2014 ve 07.04.2014 günlü 1. ve 2. ihtarlar çekilerek eşitlik ilkesi doğrultusunda kooperatif ortaklarının ödediği aidat, ara ödeme ve şerefiye bedellerinin ödenmesinin ihtar edildiğini, davacının ödeme yapmaması üzerine ortaklıktan çıkarıldığını, kanun ve anasözleşmede, ortaklarla nasıl hesaplaşılacağının açıklandığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesi'nce "...Davacı vekilinin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .........E. sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporunda açıklanan 30.04.1992-31.12.1997 dönemine ilişkin 1.437.500,00-TL tutarındaki ödemenin güncellenmiş değerinin hesaplamalarda dikkate alınmadığı, bağımsız bölümün ortaklara teslim edildiği 20.11.2014 tarihindeki değerinin düşük hesaplandığı yönündeki itirazları üzerine dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup, bilirkişi heyeti ek raporunda; davacı ortağın talep edebileceği tazminat tutarının 84.084,...