6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin bilgi teknolojileri alanında faaliyette bulunduğunu, son yıllardaki dövizdeki artışın ithalat maliyetlerini arttırması, yurt içinde yaşanan siyasi ve ekonomik olumsuzluklar nedeniyle yurt içi taleplerin düştüğünü, pazarlama ve genel yönetim giderlerinin gereksiz istihdam ve teknik harcamaların kontrol edilememesi nedenleriyle aşırı artmasının nedenlerden biri olup kullanılan kredilerin yüksek maliyetlerinin şirketin mali sıkıntı içine girmesine neden olduğunu, mali sıkıntıların ödeme dengelerini bozduğunu ve sonuçta 08/11/2015 tarihi itibariyle borca batıklığa sebebiyet verdiğini, temel ve tali tedbirlerin uygulanması ile şirketin borca batıklıktan çıkabileceğini, alınan ve alınacak önlemlerin iyileştirme projesinde açıkça...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/29 Esas KARAR NO : 2019/520 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ ESAS NO : 2015/838 Esas KARAR NO : 2018/756 KARAR TARİHİ: 19/07/2018 DAVA : İFLAS (İflasın Ertelenmesi) KARAR TARİHİ: 21/03/2019 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin bilgi teknolojileri alanında faaliyette bulunduğunu, son yıllardaki dövizdeki artışın ithalat maliyetlerini arttırması, yurt içinde yaşanan siyasi ve ekonomik olumsuzluklar nedeniyle yurt içi taleplerin düştüğünü, pazarlama ve genel yönetim giderlerinin gereksiz istihdam ve teknik harcamaların kontrol edilememesi nedenleriyle aşırı artmasının nedenlerden biri olup kullanılan kredilerin yüksek maliyetlerinin şirketin mali sıkıntı içine girmesine neden olduğunu, mali sıkıntıların ödeme dengelerini bozduğunu ve sonuçta 08/11/2015 tarihi itibariyle borca batıklığa sebebiyet verdiğini, temel ve tali tedbirlerin uygulanması ile şirketin borca batıklıktan çıkabileceğini, alınan ve alınacak önlemlerin iyileştirme projesinde açıkça yazıldığını belirterek şirketin iflasının ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Müdahil vekilleri, müdahale taleplerinin kabulüne, davanın reddine ve davacı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince, kayyımlar ve bilirkişi kurulunca da tespit edildiği üzere, iyileştirme projelerinin ciddi ve inandırıcı nitelikte olmadığı gibi davacı şirketin iflas erteleme ve borçtan kurtulma ve yeniden sağlıklı nitelikte ticari hayata devamı konusunda davanın başından hüküm tarihine kadar samimiyetinin bulunmadığı, davanın sonlarına doğru gösterdiği kayyımlara mali tabloları sunmama, onay için başvurmama, kayyım ücretlerini ödemememe gibi tavırdan da anlaşılacağı üzere tedbir kararlarından yararlanarak borçların ödenmesinin ertelenmesi ve engellenmesi amacıyla erteleme talebinde bulunduğu, davanın hiçbir aşamasında iflas erteleme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle erteleme talebinin reddi ile davacı şirketin iflasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresinde sunduğu 06.09.2018 tarihli dilekçesinde özetle,1-Kayyum raporlarında son 5 aylık döneme ilişkin evrak sunulmadığı ve son üç ayın kayyum ücretlerinin ödenmediği hakkında beyanda bulunulmuş isede, bunun kabul edilemeyeceği, zira duruşma esnasında da bildirdikleri gibi mali tabloların son olarak 3 dönemlik olarak mart sonu itibari ile bilirkişi heyeti ile birlikte kendilerine ulaştırıldığıi yine dosyadan incelenmesi halinde kendilerine kayyum ücreti borcunun bulunmadığı, 2- Bilirkişilerin ise dosyaya sunmuş olduğu 3. Ek raporlarında müvekkil şirketin mali açıdan borca batıklıktan çıktığı ancak, alacak olarak gözüken kayıtların tahsilinin somut dayanak sunulmadığı takdirde mümkün ola...