Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında su arıtma sistemi kurulumu ve bakımına ilişkin sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının bir kısım ödemelerini yapmadığını, 23/07/2013 tarihli mutabakat ile davalının müvekkiline 30.522,73 TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, ancak buna rağmen borcunu ödemediğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1670 KARAR NO : 2021/599 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/03/2018 NUMARASI: 2017/150 Esas, 2018/207 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ : 22/03/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında su arıtma sistemi kurulumu ve bakımına ilişkin sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının bir kısım ödemelerini yapmadığını, 23/07/2013 tarihli mutabakat ile davalının müvekkiline 30.522,73 TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, ancak buna rağmen borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, zira sözleşmenin 2010, faturaların 2011 tarihli olduğunu, davalının müvekkiline ayıplı bir eser teslim ettiğini, sistemin düzgün çalışmadığının, endüstriyel atık suların önlemsiz deşarj edildiğinin İski Genel Müdürlüğünce yapılan denetimlerde tespit edildiğini, kurumun 28/06/2012 tarihli 282812 sayılı yazısı ile tesisin faaliyetine son vermesine karar verildiğini, müvekkilinin başka bir firma ile anlaşma yapmak zorunda kaldığını, davacının çalışmayan bir sisteme ilişkin alacak talebinin haksız olduğunu, ayrıca davacı tarafça sözü edilen mutabakat belgesinin kim tarafından imzalandığının anlaşılamadığını, bu nedenle borç ikrarı olarak kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında 15/07/2010 tarihli kimyasal arıtma ve filtre sistemi kurulması amacıyla sözleşme akdedildiği, davalının davacı faturalarını itirazsız şekilde ticari defterlerine kaydettiği, eserin ayıplı olarak teslim edildiği, söz konusu ayıp tespiti 2011 yılında yapılmasına karşın davalı tarafın herhangi bir ihtarname göndermediği veya iade faturası düzenlemediği, aksine tarafların 2013 yılında 30.522,73 TL'lik borç için mutabakata vardıkları, bu durumda davalının sözleşmeye konu edimi ve borcu ayıplı şekilde kabul ettiği ve icra takibine itirazının haksız olduğu, davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, TTK 1530/2 m. uyarınca işlemiş faiz talepleri haklı...