Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan öninceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 01.10.2012 tarihinde "Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin kullandığı elektrik tüketim miktarına göre davalı şirketi tarafından tahakkuk ettirilen faturalarda, hizmet bedeli karşılığı olmayan kayıp-kaçak bedeli tahsil edildiğinin tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL nin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 17.04.2015 tarihinde sunduğu dilekçede, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 2.635.809,00 TL nin ödme tarihlerinden itibaren uygulanacak ticari faiz ile birlikte tahsiline talep...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/385 KARAR NO : 2018/472 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/06/2017 NUMARASI : 2015/983 E- 2017/528K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ :20/04/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan öninceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 01.10.2012 tarihinde "Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin kullandığı elektrik tüketim miktarına göre davalı şirketi tarafından tahakkuk ettirilen faturalarda, hizmet bedeli karşılığı olmayan kayıp-kaçak bedeli tahsil edildiğinin tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL nin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 17.04.2015 tarihinde sunduğu dilekçede, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 2.635.809,00 TL nin ödme tarihlerinden itibaren uygulanacak ticari faiz ile birlikte tahsiline talep ettiklerini açıklamıştır. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu bedellerin yasal mevzuat çerçevesinde tahsil edilmesinin zorunluluk olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ,yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 Sayılı Yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Sözkonusu kararı taraflar istinaf etmiş olup, davacı tarafça ,mahkemece Anayasa Mahkemesine 6719 Sayılı Yasa ile ilgili olarak yapılan iptal başvurularının bekletici mesele yapılması gerekirken bu hususun yerine getirilmediği , davanın reddi yerine konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve müvekkili lehine nisbi vekalet ücreti takdiri gerektiği hususları istinaf sebepleri olarak ileri sürülmüştür. Davalı tarafça istinaf sebepleri olarak, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin, aksine davacı lehine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak , kararı hem davacı hem davalı istinaf etmiş ve davalı tüm istinaf harçlarını tam olarak yatırmış ise de ; davacının, istinaf başvuru harcını yatırmasına rağmen maktu istinaf karar harcı olan 35,90 TL 'yi yatırmamış olduğu tesbit edilmiştir.Davacının istinaf talebinin incelenebilmesi için öncelikli olarak HMK 344. maddesi uyarınca istinaf (maktu) karar harcı ve başvuru harcının davacı tarafça yatırılması gereklidir. HMK'nın 344. maddesinde "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bi...