DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 29/06/2018 Her ne kadar İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ tarafından verilen 22/12/2017 tarih ve 2016/508 esas 2017/1367 karar sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize gönderilmiş ise de; Davacı vekili, "müvekkilinin davalıya ait Kadıköy'de bulunan dükkanı 22.000 TL bedelle 12.03.2008'de satın aldığını, davalı şirketin hissedarları tarafından açılan dava sonucunda İstanbul Anadolu 8.Ticaret Mahkemesi'nin 2013/303 E., 2014/97 K.sayılı kararla satışın iptaline ve söz konusu gayrimenkulün tasfiye halindeki davalı şirket adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, bu kararın Yargıtay'ca düzeltilerek onandığını ve ödenen bedelin ayrı bir dava konusu yapılması gerektiğinin belirtildiğini, bu yönde icra takibi başlatıldığını ancak davalı şirket tasfiye...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2018/1435 Esas KARAR NO : 2018/1532 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2017 NUMARASI : 2016/508 E., 2017/1367 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 29/06/2018 Her ne kadar İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ tarafından verilen 22/12/2017 tarih ve 2016/508 esas 2017/1367 karar sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize gönderilmiş ise de; Davacı vekili, "müvekkilinin davalıya ait Kadıköy'de bulunan dükkanı 22.000 TL bedelle 12.03.2008'de satın aldığını, davalı şirketin hissedarları tarafından açılan dava sonucunda İstanbul Anadolu 8.Ticaret Mahkemesi'nin 2013/303 E., 2014/97 K.sayılı kararla satışın iptaline ve söz konusu gayrimenkulün tasfiye halindeki davalı şirket adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, bu kararın Yargıtay'ca düzeltilerek onandığını ve ödenen bedelin ayrı bir dava konusu yapılması gerektiğinin belirtildiğini, bu yönde icra takibi başlatıldığını ancak davalı şirket tasfiye memuru ...'ın takibe itirazda bulunduğunu, oysa dükkan bedelinin ödendiğini, şirket kayıtlarından da belli olduğunu" iddia ile itirazın iptalini, %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir. Dava dilekçesinin şirket tasfiye memuru ...'a tebliğine rağmen, davalı davaya cevap vermemiştir. 08.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda, "davacı vergi mükellefi olmadığından davalının ticari defterlerine göre değerlendirme yapılacağını, 2008-2009 yılları kapanış tasdiklerinin süresinde ve usulüne göre yaptırılmadığını, Kadıköy'deki işyerinin satışı nedeniyle davalı şirkete, davacı tarafından 02.01.2010 tarihinde 25.960,00 TL ödeme yapıldığı," görüşü açıklanmıştır. Mahkeme, "satış iptal olduğuna göre ödenen bedelin iadesi gerektiği, ancak her ne kadar takiple faiz istenmiş ise de, davadan önce davalının temerrüde düşünülmediği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 22.000 TL asıl alacak, 12.270,57 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, faize ilişkin bakiye talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermiştir. Bu karara karşı tasfiye halindeki davalı şirket tasfiye memuru istinafında, "İstanbul 8.Ticaret Mahkemesi'nin dosya ekinde bulunan 2013/303 E.sayılı dosyasında tasfiye memurluğu sıfatının sona erdiğinin yazılı olduğunu, ancak bu kararda mahkemece atanan tasfiye memurunun mu yoksa şirket ortaklarının belirlediği tasfiye memurunun mu görevinin sona erdiğinin belli olmadığını, mahkemenin bu davada karar vermeden önce ya kendisini yeniden tasfiye memuru olarak geçmesi ya da yeni bir tasfiye memuru atanması için bu davayı bekletmesi gerektiğini, usulü bir eksikli bulunduğunu" iddia ile kararın bozulmasını istemiştir. Davacı vekili istinafa cevaben, "tasfiye memurlarının mahkemece atandıktan sonra görevden alınmalarının ancak oybirliğiyle ver...