Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, davalı ... kooperatifinin inşa ettiği sitenin pencere-pvc vs. işlerini kooperatife üye yapılarak karşılığında bir daire verilmesi kararlaştırıldığı halde, davalı kooperatifin daireyi teslim etmediğini belirterek, üyesi bulunduğu kooperatif dairesinin teslimine, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesine, teslim tarihinden itibaren mahrum kaldığı kar kaybının (zararın) tahsilini talep etmiştir. Davalı kooperatif vekili, zaman aşımı itirazında bulunarak, davacının kooperatife ait üyelik aidatlarını ödemediğini, bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2017/991 KARAR NO : 2018/963 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2017 NUMARASI : 2014/787 Esas, 2017/270 Karar, DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 10/07/2018 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, davalı ... kooperatifinin inşa ettiği sitenin pencere-pvc vs. işlerini kooperatife üye yapılarak karşılığında bir daire verilmesi kararlaştırıldığı halde, davalı kooperatifin daireyi teslim etmediğini belirterek, üyesi bulunduğu kooperatif dairesinin teslimine, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesine, teslim tarihinden itibaren mahrum kaldığı kar kaybının (zararın) tahsilini talep etmiştir. Davalı kooperatif vekili, zaman aşımı itirazında bulunarak, davacının kooperatife ait üyelik aidatlarını ödemediğini, bu nedenle kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, ancak üyeliğin ihracına ilişkin kararın iptal edildiğini, bunun davacının aidatlarını ödediği anlamına gelmediğini belirterek haksız olarak açılan davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davacının ıslah dilekçesi ile talebini alacak davasına dönüştürdüğünü belirterek eser sözleşmesi kapsamında davanın 5 yıllık sürede açılmadığını belirterek açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekilince süresinde ve usulünce istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin üyelik ve daire karşılığı tüm edimlerini yerine getirdiğini ve hatta ayrıca bir kısım aidatlarını da ödediğini, üyelikten ihraç nedeniyle açtığı Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/100 Esas sayılı dosyasından mahkemece davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verildiğini ve kararın Yargıtay tarafından onandığını, ıslah dilekçesi ile dava sebebinin değiştirilmediğini sadece bilirkişi tarafından belirlenen daire bedelinin arttırıldığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan ve ayıplı ifaya ilişkin taleplerde zamanaşımı süresi TBK'nın 478. maddesinde düzenlenmiş olup, ancak ayıp dışında kalan taleplere ilişkin zamanaşımı süresi TBK'nın 147/6. maddesinde 5 yıl olarak öngörülmüştür. Somut olayda davacı talebi ayıplı ifaya ilişkin değildir. Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında, davacı yüklenici tarafından, davalı kooperatife ait inşaatta pvc vb. imalatına ilişkin bir kısım işlerin yapılmasına dair sözleşme ilişkisi kurulduğu, bu kapsamda davacıya aynı zamanda kooperatif üyesi yapılarak bir dairenin verileceği anlaşılmakta olup, taraflar aras...