İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilin ... ve ... markalarından doğan haklarına tecavüz edildiğini, davalının TPE nezdinde tescilli ..., ... ve ... sayılı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalıya ait hükümsüzlüğü istenen markaların davacının tanınmış markalarıyla ayniyet seviyesinde benzerlik arz ettiğini, bu durumun ise marka haklarına tecavüz teşkil ettiği gibi haksız rekabete de yol açtığını, müvekkillinin logosuna hakim olan ve müvekkilli ile bütünleşen renklerin görünüş, hatta i harfinin özel kompozisyonu gibi tüm bir görsel öge bütününün aynen taklidi logoyu çok ufak değişikliklerle kullanmaya devam...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4522 Esas KARAR NO: 2020/1005 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 16/02/2017 NUMARASI: 2013/185 E. - 2017/49 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) KARAR TARİHİ: 10/06/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilin ... ve ... markalarından doğan haklarına tecavüz edildiğini, davalının TPE nezdinde tescilli ..., ... ve ... sayılı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalıya ait hükümsüzlüğü istenen markaların davacının tanınmış markalarıyla ayniyet seviyesinde benzerlik arz ettiğini, bu durumun ise marka haklarına tecavüz teşkil ettiği gibi haksız rekabete de yol açtığını, müvekkillinin logosuna hakim olan ve müvekkilli ile bütünleşen renklerin görünüş, hatta i harfinin özel kompozisyonu gibi tüm bir görsel öge bütününün aynen taklidi logoyu çok ufak değişikliklerle kullanmaya devam ettiğini, KHK kapsamında açık bir iltibas yarattığını, davalının kötüniyetli olduğunu, KHK Madde 7 ve 8de aranan şartlan taşımadığı halde tescilli olarak davalı markasının korunması mümkün olmadığından, 42. madde kapsamında hükümsüz kılınarak terkin ettirilmesi gerektiğini, davacının marka ve telif haklarına tecavüzün ve davalının haksız rekabet teşkil eden fillerinin tespiti, durdurulması, giderilmesi ve önlenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ikamet adresinin İZMİR de olması nedeni ile davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını, davacı şirketin marka haklarını ihlal ettiği ve bu haklara tecavüz ettiği iddialarının da yersiz olduğunu,davalının TPE ye müracaatı sonucunda elde ettiği hak doğrultusunda dava konusu markaları kullandığını, marka hakkının ihlal edilmesi yahut tecavüz edilmesinin mümkün bulunmadığını, müvekkili şirketin kötü niyetli olarak tescilli markalarını davacı markalarına benzetmeye çalıştığı iddialarınında asılsız olduğunu, Müvekkili şirketin İzmir ili ve çevresinde bilinen marketçilik ile iştigal eden bir firma olduğunu, 30a varan şubesi ile sürekli büyüyen bir firma olduğunu, "..." "..." ibarelerini marka olarak seçtiklerini, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydı ile davacının bahsettiği ihtar tarihinin 5.08.2010 tarihi olduğunu (Beyoğlu ... Noterliği ... yev no) ,bu tarihten itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başladığını ve haksız rekabet kuralları çerçevesinde zamanaşımı süresinin de dolduğunu, müvekkili tarafından kullanılan logoların davacının logolarına benzemediği gibi, davacının, Türkiye'de marka tescili yaptırmış olsa da markaların kapsa...