Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2020/13 · K. 2022/52
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2020/13 K. 2022/52

E. 2020/13K. 2022/5219 Ocak 2022
vade farkıbilirkişi raporusözleşme serbestisisatış sözleşmesiticari faaliyetistirdatzayi belgesihukuk devletiipoteğin fekkiistinaf başvurusunun kabulüyasal sürebilirkişi incelemesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/01/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının 2004 yılından 2013 yılı Mayıs ayma kadar ... Bayilik Sözleşmesi 3 başlıklı sözleşmeler uyarınca ... bayisi olarak faaliyet yürüttüğünü, davacının 2006-2012 yılları arasında fahiş faiz oranları üzerinden davalıya yaklaşık 800,000TL vade farkı ödemesi yapmak durumunda kaldığını, bayilik sözleşmesinin Satış Koşulları C maddesinde vadeyi geçen ödemelerde aylık %4 + KDV vade farkı uygulanacağını, D maddesinde protesto olan çeklere aylık %4,5+KDV vade farkı uygulanacağının belirtildiğini, yani KDV'si de hesap edildiğinde ortalama yıllık temerrüt faizinin %60 civarında olduğunu, bu dönemdeki...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/13 Esas KARAR NO: 2022/52 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/07/2019 NUMARASI: 2016/383 Esas 2019/844 Karar DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/01/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının 2004 yılından 2013 yılı Mayıs ayma kadar ... Bayilik Sözleşmesi 3 başlıklı sözleşmeler uyarınca ... bayisi olarak faaliyet yürüttüğünü, davacının 2006-2012 yılları arasında fahiş faiz oranları üzerinden davalıya yaklaşık 800,000TL vade farkı ödemesi yapmak durumunda kaldığını, bayilik sözleşmesinin Satış Koşulları C maddesinde vadeyi geçen ödemelerde aylık %4 + KDV vade farkı uygulanacağını, D maddesinde protesto olan çeklere aylık %4,5+KDV vade farkı uygulanacağının belirtildiğini, yani KDV'si de hesap edildiğinde ortalama yıllık temerrüt faizinin %60 civarında olduğunu, bu dönemdeki ticari temerrüt faiz oranlarına bakıldığında bu oranın çok fahiş, haksız ve davacının faaliyetini imkansız kılacak nitelikte olduğunu, ekonomik açıdan davalı hakim firmaya göre çok güçsüz olan davacının sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, sözleşmedeki şartların hakkaniyete aykırı ve dengesiz olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatlarında ticari işlerde fahiş temerrüt faizinin mevzuata göre belirlenen yasal oranın iki katını geçemeyeceğinin belirtildiğini, bu nedenlerle davacının davalıya ödediği vade farklarının çok fahiş, haksız, hakkaniyete aykırı ve davalı tarafa ise haksız kazanç sağlayan nitelikte olduğunu, ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalının 2006-2010 yılları arasında davacıya 10 adet alt bayi yapma zorunluluğu getirdiğini, bu bayilerin 8 tanesinin battığını ve onların borçlarının da davacıya yıkıldığını, yine davalının piyasanın kötü olduğu 2007 yılında davacıya 400.000TL, fazladan mal aldırdığını, ticari itibarını korumak, çek ve senetlerin protesto olmamasını sağlamak için çalışan davacının bu ağır şartlara dayanamayarak 2013 yılı Mayıs ayında bayiliği bırakmak zorunda kaldığını, davacının 2011 yılında bayiliği bırakmaya karar verdiğini, ancak bayilik sözleşmesini sona erdirmek için davalı lehine verilen ipotekleri kaldırmak gerektiğini, bu sürecin 2013 yılı Mayıs ayında ancak sonuçlandığını, ipotekleri kaldırmak ve fahiş vade farkı faturalarını ödemek için de çeşitli bankalardan kredi kullandığını yine faiz ödediğini, kısaca davalının, hakim durumunu kötüye kullanarak davacıyı iflas noktasına getirdiğini, bu nedenlerle davacının uğradığı zararın büyük çoğunu belirterek davanın kabulü ile davacının davalıya ödediği fahiş vade farkı bedelli ve davacıya ödemesi gereken ...

Atıf Yapılan Mevzuat

KesinKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 2

2. İkinci derecedeki noktalar

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 11

XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 13

II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 282

A. Genel olarak soybağının kurulması

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 120

a. Genel olarak

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 88

5. Faiz

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 282

Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2020/13 · K. 2022/52

19 Ocak 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2020/19 · K. 2022/53

19 Ocak 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2020/19 · K. 2022/53

19 Ocak 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2020/43 · K. 2022/84

27 Ocak 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2020/30 · K. 2022/54

19 Ocak 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

E. 2020/56 · K. 2022/56

19 Ocak 2022