Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, kumaş boyama işini konu alan sözlü eser sözleşmesi ilişkisine dayalı bedel alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 18.422,84 TL üzerinden devamına, icra inkar/kötüniyet tazminat taleplerinin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından usulünce istinaf edilmiştir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, ürünlerdeki ayıpların süresinde davalı iş sahibine bildirildiğini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2217 KARAR NO : 2020/325 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/07/2017 NUMARASI : 2015/550 Esas, 2017/770 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 26/02/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, kumaş boyama işini konu alan sözlü eser sözleşmesi ilişkisine dayalı bedel alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 18.422,84 TL üzerinden devamına, icra inkar/kötüniyet tazminat taleplerinin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından usulünce istinaf edilmiştir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, ürünlerdeki ayıpların süresinde davalı iş sahibine bildirildiğini ve ancak davalı tarafça üretime devam edilmesinin istenildiğini belirerek kusurlu imalat nedeniyle sorumlu olmadığını; davalı iş sahibi ise iadeye konu ürünlerdeki ayıpların tolerans sınırı üstünde olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yüklenicinin genel ihbar sorumluluğu kapsamında uyarmasına karşın davalı tarafça üretime (boyamaya) devam edilmesi konusunda açık talimatının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Bilirkişi raporunda, yüklenicinin sorumluluğu gereği uyarı yükümlülüğünü yerine getirdiği halde davalı iş sahibinin bilgisi dahilinde işe devam edildiği belirtilerek tarafların birlikte (ortak) kusurlu oldukları ifade edilmiş, mahkemece, e-posta yazışmalarında davalı yetkilisi tarafından davacıya sonrası için gereken hassasiyetin gösterilmesini ve mümkün olduğu kadar ürünlerin düzgün olması için gereğinin yapılmasını bildirmiş olduğundan bahisle davalının açık onayının bulunmadığı, davacının kusuru bulunduğu belirterek, ayıp bedelinin mahsubu ile bakiye alacağa hükmetmiştir. Taraflar arasında kumaş boyama işi nedeniyle sözlü eser özleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmakta olup, sözleşme bedeli, yapılan ödemeler, işin kısmen ayıplı yapıldığı, ayıbın şekli ve niteliği ile süresinde ayıp ihbarının yapıldığı, ayıplı ürünlerin sayısı ve bedeli konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. İhtilaf ayıplı ürünlerin davalı iş sahibi tarafından kabul edilip edilmediği noktasındadır. Davacı yüklenici şirket, davalı iş sahibinin ayıplı imalatı gördüğü halde üretime o şekilde devam edilmesine onay verdiğini iddia etmektedir. İşin ayıplı olarak ifa edilmesi halinde iş sahibinin imalatı ayıplı olarak kabul ettiğinin iddia edilebilmesi için; ya ayıpların belirlenerek makul sürede yükleniciye usulün...