Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen hükme karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine bonoya dayalı olarak girişilen icra takibinin yetkiye ve borca itiraz sonucu durduğunu, takibin dayanağını borçlusu dava dışı ... olan, 19.11.2017 vadeli bononun oluşturduğunu, bonoda yetkili mahkemeler olarak İstanbul/Çağlayan Mahkemelerinin gösterildiğini, ayrıca HMK'nın 7. maddesi gereğince de davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, davalı şirketin bono borçlusu ... işletmesini noterde düzenlenen işletme devir sözleşmesi ile devraldığını, buna göre davalı şirketin de borçtan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1887 KARAR NO : 2019/1675 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2019 NUMARASI : 2018/310- 2019/716 E.K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen hükme karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine bonoya dayalı olarak girişilen icra takibinin yetkiye ve borca itiraz sonucu durduğunu, takibin dayanağını borçlusu dava dışı ... olan, 19.11.2017 vadeli bononun oluşturduğunu, bonoda yetkili mahkemeler olarak İstanbul/Çağlayan Mahkemelerinin gösterildiğini, ayrıca HMK'nın 7. maddesi gereğince de davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, davalı şirketin bono borçlusu ... işletmesini noterde düzenlenen işletme devir sözleşmesi ile devraldığını, buna göre davalı şirketin de borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin kambiyo senedinde herhangi bir imzasının bulunmadığını, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, İstanbul Anadolu mahkemeleri ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu, devir sözleşmesinin düzenleme tarihi 10.10.2017 iken; bononun düzenlenme tarihi 11.08.2017, vade tarihi ise 19.11.2017 olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin borçtan sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olup, taraflar arasındaki bonodaki yetki sözleşmesinin geçersiz olduğu, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 17.10.2018 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, şirketi temsile yetkili olan kişinin bu tarihten itibaren tasfiye memuru olduğunu, dosyada tasfiye memurundan alınmış usulüne uygun bir vekaletname de bulunmadığını, taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılmış bir itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olara...