DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/11/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı asıl borçlu şirkete davalıların kefaleti ile kredi kullandırıldığını, borçluların borcunu ödemediklerini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, kefaletin geçersiz olduğunu, zira kefalet işleminin el yazısıyla yazılmadığını, ayrıca müvekkillerinin takip alacaklısına borcu bulunmadığını, borcun zamanaşımına uğradığını, alacağı talep hakkının zamanaşımı bakımından da düştüğünü...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/5324 Esas KARAR NO: 2020/1995 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/10/2016 NUMARASI: 2015/82 2016/678 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/11/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı asıl borçlu şirkete davalıların kefaleti ile kredi kullandırıldığını, borçluların borcunu ödemediklerini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, kefaletin geçersiz olduğunu, zira kefalet işleminin el yazısıyla yazılmadığını, ayrıca müvekkillerinin takip alacaklısına borcu bulunmadığını, borcun zamanaşımına uğradığını, alacağı talep hakkının zamanaşımı bakımından da düştüğünü bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; davacı ile dava dışı ... Ltd.Şti arasında bireysel kredi borçlanması ve rehin sözleşmesi düzenlendiği, davalıların da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmenin her sayfasında davalıların imzasının yer aldığı, 14/12/1998 ve 14/01/1999 tarihli taksitlerin ödenmediği, bunun üzerine davacı tarafından 28/01/1999 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği ve ihtarnamenin 30/01/1999 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 03/02/1999 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri, davacının talebinde kısmen haklı olduğu gerekçeleriyle tahsilde tekerrür olmamak üzere davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 9.024,99 TL asıl alacak, 147.884,37 TL işlemiş faiz, 7.394,22 TL BSMV'ye yönelik itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davalıların %20 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluklarına karar verilmiş, kararı davalılar vekili istinaf etmiştir. Davalılar vekili, istinaf sebebi olarak; müvekkillerinin 1998 yılında kefil olduklarını, takibin ise 2014 yılında yapıldığını, kefaletin süresiz olamayacağını, dolayısıyla mahkemenin bu yönden davayı reddetmesi gerektiğini, gerekçeli kararın hatalı faiz hesabına dayandığını, temerrüt faizinin %180 üzerinden yapıldığını, oysa TBK'nun 88 ve 120.maddelerinin dikkate alınmasının gerektiğini, TBK'nun TMK'nun tamamlayıcısı olduğunu, dolayısıyla ticari işlerde uygulanacak faiz konusunda da TBK'nun 88 ve 120.maddesinin uygulanması gerektiğini, ayrıca sözleşme gereğince ... plakalı araç üzerinde rehin bulunduğunu, bankanın öncelikle bu aracın satışını yaparak parasını tahsil etmesi gerekirken müvekkillerini haksız olarak borçlu duruma düşürdüğünü, aracın halen borçlu şirket üzerinde olduğunun anlaşıldığını bildirmiştir. Davacı tar...