İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 15.05.2013 tarihli ve 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, davalının bayilik sözleşmesine ilave olarak düzenlemiş olduğu ürün alım taahhütnamesi ile, anlaşmanın yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere yıllık asgari 2.211 ton otogaz almayı, eksik kalan ton üzerinden 20-USD tutarında kâr mahrumiyetini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, dava konusu sözleşmenin 17.08.2015 tarihine kadar yürürlükte kaldığını, davalının taahhüdü uyarınca 4.991 ton ürün alması gerekirken, bu dönemde 2.739 ton ürün aldığını, bu kapsamda davalının eksik aldığı 2.252 ton ürün için 45.044-USD kâr kaybı borcunun doğduğunu belirterek, kar mahrumiyeti alacağından şimdilik 1.000-USDnin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/235 KARAR NO : 2021/253 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/10/2018 NUMARASI: 2016/1295 Esas- 2018/1036 Karar DAVA: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/02/2021 İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 15.05.2013 tarihli ve 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, davalının bayilik sözleşmesine ilave olarak düzenlemiş olduğu ürün alım taahhütnamesi ile, anlaşmanın yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere yıllık asgari 2.211 ton otogaz almayı, eksik kalan ton üzerinden 20-USD tutarında kâr mahrumiyetini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, dava konusu sözleşmenin 17.08.2015 tarihine kadar yürürlükte kaldığını, davalının taahhüdü uyarınca 4.991 ton ürün alması gerekirken, bu dönemde 2.739 ton ürün aldığını, bu kapsamda davalının eksik aldığı 2.252 ton ürün için 45.044-USD kâr kaybı borcunun doğduğunu belirterek, kar mahrumiyeti alacağından şimdilik 1.000-USDnin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesinde ise davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davaya konu kar mahrumiyeti ve cezai şart şeklindeki alacak taleplerinin sözleşmenin sona erdirilmesi, diğer bir deyimle sözleşmenin feshedilmesine bağlı talepler olduğu, davacının öncelikle geçerli ve usulüne uygun olarak sözleşmeyi feshettiğine ilişkin bilgi ve belgeleri dosyaya sunması gerektiği, ancak davacının iddiasının sözleşmenin feshedildiğine ilişkin olmayıp, davalının fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde dahi bu alacağa hak kazanacağını beyan etmiş ise de, belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde de geçerli bir fesih ihtarı bulunmaksızın kar kaybı ve cezai şart alacaklarının muacceliyet kazanmadığı, bu alacak kalemlerinin sözleşmenin feshine bağlı talepler olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin davalının kusurlu eylemleri sonucunda sözleşmeye aykırı olarak sona erdiğini, EPDK kayıtlarında açıkça görülebilecek bu husus araştırılmadan feshe ilişkin belge sunulmaması gerekçesiyle davanın reddi ve sözleşme hatalı yorumlanarak kar mahrumiyeti talebinin sadece fesih durumuna özgü olduğunun iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki 17.05.2013 tarihli ve beş yıl süreli sözleşmenin, davalının sözleşmeye aykırı fiiliyle ve bayilik lisansının lisans sahibinin kendi isteğiyle sonlandırılması sonucunda bayinin kendi isteğiyle 14.08.2015 tarihinde sona erdiğini, bu hususun her zaman tespit edilebileceğ...